Şu An Buradasınız: Anasayfa Güncel Bir Cenaze Merasiminin Ardından

Risale Akademi

Bir Cenaze Merasiminin Ardından

e-Posta Yazdır PDF
Bu yaz kız kardeşimimin vefatı dolayısıyla Manisa’da bulunmuştum, onun defin işleriyle uğraşırken ölümün yakınımda cereyan etmesinin hüznünü ve ihtarını daha iyi hissettiğimi söyleyebilirim. Manisa Osmanlı padişahları ve şehzadelerinin acemilik ve çıraklık yıllarının geçtiği bir belde, orada Padişah çocuklarının defnedildiği bir Osmanlı mimarisine göre inşa edilmiş bir eseri kapalı olduğu için dışarıdan seyrettim. Yüzyılların uykusuna devam eden her birinin hayatı bir roman olan bu şahısların mazideki romantik ve trajik fonlarına uzandım. Onlar orada ebedi uykularına devam ederken, şehir ise kendi hayatını modernizmin parlak ışıkları arasında yaşıyordu. Bir tarafta ahiret yurdu bir tarafta dünya dar-ı mihnet ve meşakkati, öyle mi  mihnet kim çekiyor acaba, meşakkat kim çekiyor? Bu iki kelime kendi nefsi ve idealleri arasında kavgalı olan müminler  için yoksa dünyayı “Gülelim eğlenelim kâm alalım dünyadan, mai tensim içelim çeşme –yi nev peydadan “ diyen şair gibi , “Ye iç eğlen para bul harca yeter ki kalbini bana sakla “ diyen aşifte gibi bakanlara göre dünya bir melabegah/oyun yeri.






Daha sonra Bursa’ya geçtim, Bursa da Manisa’dan daha ileri boyutta bir şehzadeler ve padişah adaylarının eğitim yeri. Orada Osmanlılın ruhunu teneffüs edebilirsin, şehirlerin de nefesleri vardır, Ankara’da en kara bir halet hisseden bir Bediüzzaman gibi, İstanbul, Bursa ve Manisa gibi şehirlerde atalarımızın nefesleri hissedilir, kendinizi berzah perdelerinin ötesinde bulursunuz. Evliya Çelebi Bursa için “maneviyatlı şehir” der, bu büyük ruhlu adam böyle görmüş. Bursa denince  Mevlid yazarı Süleyman Çelebi akla gelir, onun mezarını Çekirge tarafına giderek ziyaret ettim , merdivenlerden çıkarken onun meşhur harika, etkileyici mısralarını gördüm.






“Hak yarattı adem için âlemi , onunla tezyin etti âlemi “ beytini gördüm, etkilendim ne kadar, etkileyici bir ehli dil sözü. Bediüzzaman’ın Mevlid yazarını anlattığı bahislerin fevkaladeliği aklıma geldi. Üstadın Süleyman Efendi’nin bir cümlesini ele aldığı bu metin büyük bir eleştiri örneğidir, ne kadar kibarca, büyük adamın hakkını teslim etmiştir. Risale Haber’de yapılan eleştirilere bakıyorum böyle bir üstadın talebeleri nasıl böyle eleştiriler yapar, hayret ediyorum. Nasıl zarif bir insandır Bediüzzaman, ondaki zerafeti kimsede görmek mümkün değil. Şimdi o mektupta Bediüzzaman Süleyman Efendi’ye dua eder ve der ki; “Mevlid- Nebevi ile Miraciyenin okunması gayet nafi ve güzel  âdettir ve müstahsen bir âdet-i islamiyedir. Belki  hayat-ı içtimaiye-i islamiyenin gayet latif  ve parlak ve tatlı bir medar-ı sohbetidir. Belki hakaik-i imaniyenin  ihtarı için  en hoş ve şirin bir derstir. Belki imanın  envarını  ve muhabbetullah ve aşk-ı Nebeviyi göstermeye ve tahrike  en müheyyiç  ve müessir  bir vasıtadır. Cenab-ı Hak bu âdeti ebede kadar devam ettirsin ve Süleyman Efendi gibi  Mevlid yazanlara Cenab-ı Hak rahmet etsin, yerlerini Cennetü’l-Firdevs yapsın. Amin!...”(Mektubat 329) Şu bir paragrafta neler söylemiş imanın envarı, muhabbetullah aşk-ı Nebevi ‘yi tahrik eden en müheyyiç ve müessir vasıta  ne o Mevlid. Allah’ın bizi kendinden kaçan sana koşan kullarından eyle, Allah’ım samimiyetsiz sözlerimizin azabını bize hissettir, utanmayan yüreğime senin halini ver, bizi dünyanın bulaşık  menfaatlerine daldırma, bizi Bediüzzaman’ın efkarına uygun yaşat Allah’ım.






Bursa’da Fatih’in muhterem annesi, böyle bir büyük adamı doğurmuş olan, ananın mezarına gittik, bir zafer artığı ile. Mezarı gördüm adı H ü m a  Hatun. Aklıma bir Erzurum türküsü geldi; “Hüma kuşu yükseklerden seslenir, sen ağlama kirpiklerin ıslanır.” Menderes için söylenen bir türkü geldi hayalime; “Hüma kuşu yere düştü ölmedi.” Ama o büyük adamı ne hallere getirdiler. Birden Türkiye tarihinin büyük adamı Recip Tayyib Erdoğan’ın annesi Tenzile Hanımefendi’nin ölümü ile çalkanan Türkiye ve İslam ve bütün dünya gözümün önünde tecessüm etti. Anadolu toprağı din ile bütünleşince Osmanlı ruhu canlandı, yeni bir büyük adam, Osmanlı ruhunun temsil etti, Somali’de annesi için cenaze namazı kılındı. Hatay’daki çadırda yine namaz kılındı, daha nice yerlerde. Fethullah Gülen Hocaefendi Hazretlerinin Zaman gazetesindeki taziye metnindeki cümle büyük edibin derinliğini gösteriyordu: “Elemler yumağı dar-ı faniden , ahbablar ictimaı  dar-ı bakiye irtihallerini”; cümle değil kitap, yüksek ruhların hisleri de yüksek.





Bütün İslam dünyası ruhuna uygun bir büyük lideri alkışlıyor, dünya iflasa giderken, sahneyi hazırlayan büyük ruhların sahnesinde bir büyük adam onların rollerini ifa ediyor, Allah’ım bu milleti ve bu büyük adamları başımızdan eksik etme, atalarımızın üç kıtaya hükmeden ideallerini biz de gerçekleştirip, dünyaya hak ve adaleti dağıtmış bir milletin çocukları olduğumuzu gösterip, Haşir meydanında o büyük insanların yanında mahcub olmayalım.
 
 

Yorum ekle

Bediüzzaman Hazretleri gibi, yazarın hakkını teslim ederek kibarca eleştiri yapılmasını rica ederiz.


Güvenlik kodu
Yenile

Mail Listemize Abone Olun

Reklam

Duyurular

Reklam
Reklam

Son Eklenenler

Reklam
Şuanda 71 konuk çevrimiçi

Son Yorumlar

  • Bediüzzaman’ın Duygu Seyirleri
    s.a. Maşallah üstadımızın bir vechi ve h...
    15.05.12 07:48
    Yazan: İbrahim TEZCAN
  • DİL YARASI
    Geçmişte Türkçülük adına ırkçılık yapanl...
    14.05.12 18:20
    Yazan: Rafet KALYONCU
  • DİL YARASI
    Diller, ırk ve renkler Allah'ın birer ay...
    14.05.12 02:03
    Yazan: f halit
  • DİL YARASI
    Yorumcu arkadaş ("Kürt Açılımı" ırkçı bi...
    13.05.12 14:36
    Yazan: mehmet

Çok Okunanlar

free hit counter