Şu An Buradasınız: Anasayfa GÜNCEL Alıntılar Risale-i Nur Yerel Gündem Yazarı Meltem Gürsoy’ ile Bir Bediüzzaman Sohbeti

Risale Akademi

Yerel Gündem Yazarı Meltem Gürsoy’ ile Bir Bediüzzaman Sohbeti

e-Posta Yazdır PDF
Sayın Meltem Hanım’ın yazısında bazı önemli tesbitler gördüm, onların üzerine vurgu yapmayı kendime bir görev olarak verdim.
“Said Nursi bugüne kadar din adamları tarafından anlatılmış. Sinema filmi de yine din adamlarının penceresinden yansıtılmış. Bana göre Said Nursi sadece din adamlarının bakış açısına hapsedilemeyecek kadar önemli biri.”
Benim yadırganır diye söylemediğim bu sözü Meltem Hanım söylediler sağ olsunlar. Bizim arkadaşlar kafalarındaki Bediüzzaman modeline aykırı gibi bir şey görse hemen eleştirel bir gözle değil, onu iterler, ötelerler. Bana göre Bediüzzaman bizim kafamıza hapsolacak kadar bir küçük adam değil. Biz parça okumalar gerçekleştiriyoruz, ama bir bütün olarak sentezleme ve benzer metinlerle mukayese yok.
Bediüzzaman din adamlarının perspektifine hapsedilmeyecek kadar önemli. Ama onun talebeleri umumiyetle dini yönden bakıyorlar, dışarıdan bakmaya çalışmak yok. Bir adam solun büyük iddialarını yansıtan büyük kuramcı ve uygulamacıları okusun, sonra bir Bediüzzaman’a baksın çok farklı şeyler görecektir. Bu din adamlarının perspektifinin dışındaki perspektifler neler, o alanlara kaymak ve oralardan bakmak Bediüzzaman’ın sınırlı bir bakış açısından kurtaracaktır. Benim gördüğüm Bediüzzaman ‘ın artık yeni okuyucularla buluşmak zamanı geldi. Meltem Hanım’ı tanrısal bir basiret konuşturdu. Hiç Risale okumadan bir filmden bu noktaya gelmek büyük bir tesbit. Ya okusa neler söyler acaba? Bu filimler, Bediüzzaman’ı kamusal alana, genel topluma açtı ve insanlar artık onun eserleri ile buluşmak için belli davet şekillerinin dışını gördüler. O hususilikten umumiliğe kaydı. Kendisi de; “Din mal-ı umumidir” diyor.
“Ancak Said Nursi tüm dünyada tanınan Konfüçyüs - Confucius'tan da ileri de bir düşünür. Kitleler Said Nursi'nin adını duymuş olmasına rağmen düşünce yapısındaki sırrı, bilmiyor.”
Bu ikinci cümle daha harika bir tesbit. Bediüzzaman’ın konfuçyüsten daha ileri görmek. Ben bir kitap yazdım sekiz yüz sahife. Yazış nedenim Meltem Hanım’ın şu sözü: “Kitleler Said Nursi’nin adını duymuş olmasına rağmen düşünce yapısındaki sırrı bilmiyor.” Evet çok doğru. Bediüzzaman sınırlı bir söylem ile tanıtılıyor, hatta tanıtma o boyutta ki birileri hala onu muzır adam gibi görüyor. Bediüzzaman’ın talebelerinden yazar olanlar hala dini konuların ekseninde, bir tanesi sanat, estetik, mitoloji, astronomi, fizyoloji, daha nice nice ilimlerden hareket etmiyor. Bir çoğu namazı anlatıyor hala Bediüzzaman’ın namazı yok. Selefin namazı ile Bediüzzaman’ın namaz anlayışı farklı, gelin tartışalım, hep birlikte onun farklı namazını. Daha yüzlerce mesele. Bediüzzaman tahlil edilip arkeolojisi yapılmıyor.
Sıvaslı bir arkadaş Üstadı rüyasında görmüş onu almış yanına bir süre yürümüşler, Bediüzzaman ona; “Risalei Nuru okuyorsunuz ama anlamıyorsunuz, her kelimenin derinliğine inmiyorsunuz.” demiş, o benim hasbelkader bir sohbetimde bu rüyayı bana anlattı, Amerika’yı keşfetmiş sandım kendimi.
“Kültür Bakanlığı Said Nursi'yle daha yakından ilgilenmeli. Olayı “irtica” penceresinden algılamaya devam edersek Said Nursi gibi bir dehayı anlayamadığımız için cennet vatanı, elbirliğiyle "cehennem vatan" haline dönüştürürüz.”
Bizim dört duvar arasında ibadetini yapan Cevşenini okuyup rahat ile gününü bağlayan arkadaşlarımızın söylemediğini Meltem Hanım söylüyor. Kültür Bakanlığının Said Nursi ile yakından ilgilenmesi gerektiğini söylüyor. Tahayyür, hayret, hayran, mütehayyir kelimeleri ile bir cümle kurmalıyım bu söze. Hadi toplanın Bakan Bey’e gidelim bu sözü ona hatırlatalım, bak Allah bizi bir bayan yazar ile harekete geçiriyor, var mı bu yorumumun yanlış yönü? Şek cephesinde gaflet döşeğinde haz içinde yat sen Himmet Baba. Rahat ve şehvet-i medeniye bizi boğdu, bir bayan sesi bize ne yapmamız gerektiğin söylüyor. Oy verdiğimiz adamlara neye oy veriyoruz dersin? Falanın yeğeni genel müdür olsun. Olsun olsun da bunun için oy verilmez, senin davanı taşıyan adama su taşı. Bediüzzaman’ın memleketi alt üst olmuş, Medresetü’z-zehra’nın bir ayağı dayağı yemiş, yürek yok ki parçalansın. Başkasının günahına ağlayan adam şimdi kendi memleketine ağlıyor arka planda. Var mı mübalağa?
Bediüzzaman’ı anlamak derken hep başkalarının anlamadığından şikayet ediyoruz, ya kendimiz anlayış merdiverinin neresindeyiz? Bediüzzaman yaşasaydı bu mektubu lahikalarına dercederdi. O alıştığımız sözler nasıl bir bayanın ruhunda fırtınalar estiriyor. Başkasının gözü ile bakmak ne güzel bir haslet.
“Bir bardak çayı bile idareli içme mantığı iktisatçılar tarafından mutlaka incelenmeli. Said Nursi'yi ve kitaplarını tüm dünyanın daha yakından tanıması insanlığın geleceği açısından önemli.”
Bize düşen tanıtmak ve tanımak. İnsanların tanıması için ne yapıyoruz? “Kendi eseri, telifi bilmek” Onları tanıtmayı kendine gaye edinmek ne kadar gerekli? Bize hatırlatma yapıyor sayın Meltem Hanım.
Bediüzzaman birilerinin tekelinde, onu tekelinde tutmanın savaşını veriyor bir takım insanlar. Ama Bediüzzaman bu tekelden çıktı, işte delili Meltem Hanım.
“Türkiye'de Said Nursi ve Nurculuk kelimeleri korkudan insanların kalbini sıkıştırmamalı. Aksine insanları mutlu eden bir fikir akımı olduğu bilinmeli.”
Bu söz de yabana atılır bir söz değil. İ n s a n l a r ı m u t l u  e d e n  b i r a k ı m. Halbuki hala korkuyor, talebelerinin bir çoğu korkuyor, ondan bahsetmeyi günlük hayatının hiçbir safhasında yansıtmayan binlerce insan var. Ancak dershanenin kapısına girince gürül gürül, dışarıda suskun ve mantıksız bir ihtiyar ile melali. 
“Animasyon filminde dikkatimi çeken diğer bir konu da kadınlara ve kız çocuklarına verdiği anlatması çok etkileyici. Barla'dan sürgün edilirken kayıkçının parasını kendisinin ödemesi de günümüzdeki sosyal yaraların en büyüklerinden birine, 'Bal tutan parmağını yalar' hurafesinin yanlışlığına işaret ediyor.”
Bayanın dikkati ne kadar keskin, menfaatten yılandan akrepten kaçar gibi kaçan teori, menfaati için arkadaşına hayatı zehir eden insanlar. Vallahi ben bunun aksini görmedim. Dağlar gibi adamların menfaatleri uğruna nasıl insanların gözünde birden küçüldüğünü görmüyor bu insanlar. Menfaat hırsı yüzünden gönül verdiği dava gönüllerden dışlanıyor. Hissedecek yürek mi var.
“Said Nursi ve Risale-i Nur'larla solcular kısa sürede tanışırsa insanlığın geleceğine yön verirler. Said Nursi tam da solcuların idealindeki bir fikir adamı... “
Bu cümleye ne diyelim? Bir solcu böyle diyor. Çünkü solun ekmeği tükendi, aslında bütün klasik idelojiler tükendi. Bediüzzaman herkese yetecek bir adam, peki bir solcu cesaretle onunla solun tanışmasını söylüyor. Sol ile, solun fikirleri ile Bediüzzaman’ın fikirleri arasında demek ki büyük iletişim noktaları var, kim bunu dile getirecek. Türkiye’de toplumun dertlerine çare olmak için solcu olan insanlar var, ama ihanet anlamında solcular da var, bu namuslu sol ile nasıl bir uzlaşma noktası bulalım, gelin solun namusu söz zennedersem Attila İlhan’ın. Namuslu sol ile bizim içimizde kendini samimi bir ideale vermiş olanlar bir sempozyum düzenleyelim, Bediüzzaman ile Sol’un transkritiğini yapalım.
“Sol kesim, yani ben, biz, biraz kitabı severiz. Edebiyatını da iyi yaparız. Biraz da günümüz Türkçesine yaklaşılabilirse; solcular tarafından sular seller gibi okunacağını düşünüyorum.”
İşte sayın Bayan’ın gördüğü namuslu sol. Evet onlar kitabı sever ve okurlar, Türkiye’de sanat ve edebiyat hala büyük oranda sol düşünürlerin elinde. Bizde sabahtan kalkan peygamberin hayatı ile Bediüzzaman’ın hayatını yazıyor, hepsi birbirinin tekrarı, piyasa tutmak, ama yeni bir perspektif yok. Peygamberimizle ilgili kitaplardan en çok etkilendiğimden biri Ann Mari Şimnel’in kitabı ne kadar farklı. Biri de İmam Şibli’nin kitabı. Birkaç yıl sonra Bediüzzaman’ın büyük yorumcuları çıkacak yaşarsak göreceğiz. Çünkü o dünyaya mal olacak bir büyük insan, biz yine dershanelerimizde okumaya devam edelim. Çünkü bu bizim işimiz. Ama bütün iş bu değil, sürçülisan, çünkü biz insan, mevsim aralık, bir nevi nisan.
Son Güncelleme ( Salı, 20 Aralık 2011 23:12 )  

Yorumlar  

 
# seyithan 2011-12-20 09:23 Üstad ALLAH'ı anlatan herkese,Allaha inanan filozoflara dahi dua edermiş. Meltem hanım gibi hakikatları açıkça ifade edebilen özverili şahıslara herkesin dua etmesi,şükranla rını sunması gerekir. Ama bizim arkadaşlar kulaktan duyma prensipler dışında hiçbir şey ile alakaları yok ve de ilgisiz. Çok şükür az da olsa ruhu kalbi aklı gözü kulağı uyanık hocalarımız da var… Selam Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
# Onur Canpolat 2011-12-21 14:55 Sayın MELTEM hanım çok önemli bir noktaya değindiniz. Bu güne kadar ÜSTAD hep farklı algılanmıştı. Siz en güzel bir şekilde ifade ettiniz. Teşekkür ediyorum. Saygılar. Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
# KASIM 2011-12-22 08:03 Üstadımızın bir gemide 9 cani bir masum olsa dahi o gemi hiç kanunu adaletle batırılamaz mantığını meltem hanımefendi çok iyi anlamış bunu asıl anlaması gereken biz olmalıyız. Herkesi Allah'ın yaratmasını yeter olarak görüp sevmemiz gerekiyor. Meltem hanımada çok teşekkür ediyorum. Cesareti, süper yazısından dolayı. Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
# talat 2011-12-24 01:58 Birgün herkes anlalayacak umuduyla Meltem hanıma teşekkürler Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
# M.Kılıç 2011-12-29 18:07 Fazilet odur ki, gayr dahi tasdik ede… Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
# SİLİKSES 2012-01-11 12:03 ELİNDEKİ ŞEKKERİ SEVGİLİYE VERİP AĞUYU KENSİ YUTA BİLMEK TİR ADI AŞK
Üstat hazreyleri hocaefendinin bir ömür boyu ellerin deki şeker leri başkalarına verip ağuyu yutmaları onların inandıkları davayı ve bu davanın kuvetini gösterir bunu okadar çabalamamıza rağmen burnumuzun dibindekilere anlatamazken sizin gibi güzige ablamızın anlaması ve bunu gazetetelerde milyonlarca insana duyurması bize güç kaynağı olmuştur inanın sizi çok seviyoruz yazılarınızı takip edip özenle okuyoruz Yunus'un dediği gibi "sevelim sevilelim bu dün ya kimseye kalmaz" ERZURUM'DAN KUCAK DOLUSU SELAMLAR…
Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
# Ali Çetin Koyuncu 2012-01-31 09:07 Meltem hanımın yazısını internette dolaşırken,(geç kalmış olmama rağmen) gördüm.Tespitler yerinde,insanın ufkunu açan, güzel bir yazı.TEŞEKKÜR EDİYORUM Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
# yasin 2012-02-02 07:45 Meltem hanım sizin yaptığınız şu. Hani çoçuklar öcü diye birşeyle korkutulur. Ama kimse bilmez öcü ne. Ülkemizde Sol kesimde dinle ve dinini yaşayan insanlarla korkutulur. O kişi ne kadar işinde başarılı ve ya saygın olursa olsun. Siz ilk kez sorgulayan değilsiniz son da olmayacaksınız, çünkü bizm solcu kesimimiz zeki. Cevap | Alıntı | Alıntı
 

Yorum ekle

Bediüzzaman Hazretleri gibi, yazarın hakkını teslim ederek kibarca eleştiri yapılmasını rica ederiz.


Güvenlik kodu
Yenile

Mail Listemize Abone Olun

Reklam

Duyurular

Reklam

Son Eklenenler

Reklam
Şuanda 61 konuk çevrimiçi

Son Yorumlar

  • DİL YARASI
    Hamid Kardeşim, Tavsiyeleriniz için teşe...
    20.05.12 12:43
    Yazan: Rafet KALYONCU
  • DİL YARASI
    Rafet Kardeşim, Önce millyetçilik nedir ...
    18.05.12 16:44
    Yazan: Hamid
  • Bediüzzaman’ın Duygu Seyirleri
    s.a. Maşallah üstadımızın bir vechi ve h...
    15.05.12 07:48
    Yazan: İbrahim TEZCAN
  • DİL YARASI
    Geçmişte Türkçülük adına ırkçılık yapanl...
    14.05.12 18:20
    Yazan: Rafet KALYONCU

Çok Okunanlar

free hit counter