Son günlerde Risale-i Nur ekseninde büyük bir tartışma devam edip gidiyor. Bu tartışmanın daha uzun bir süre devam edeceği görülüyor. Çünkü konu çok önemli ve bugüne kadar kimsenin cesaret edemediği bir tasarrufla ilgili olarak atılan bir adımın getirdikleri ve götürdükleri elbette tartışılacak.
Zaman zaman bu tartışmanın nezaket sınırlarını aşması hoş olmazsa bile, bence bu durumu çok fazla büyütmemek gerekir. Bugüne kadar çok kişinin dillendirdiği, ancak uygulama sahasına konulmayan bir durum ile karşı karşıyayız. Fakat her şeye rağmen herkes serinkanlı olmalı ve meseleyi aklı-ı selim ile tartışmalıdır. Yine de şahsen ben, ‘’tesadüm-ü efkârdan, barika-i hakikat doğar’’ kaidesince yapılan bu tartışmaların hayırla neticeleneceğine olan inancımı ifade etmek istiyorum.
Sadeleştirme için mesai sarf edenlerin ve iyi niyetlerini kamuoyuna defalarca ifade edenlerin niyetlerini sorgulamak durumunda değiliz. Risale-i Nur’un daha çok okunması ve daha çok insana ulaşması için böyle bir çalışmaya giriştiklerini kabul etmek durumundayız. Biz niyetleri okuyamayız. Fakat bazen farkında olmadan iyilik yapma zannıyla kötülük de yapılabilir. Her şeyin en doğrusunu Allah bilir. Bu önemli konuda, bu eserleri hayat felsefesi olarak kabul eden çok değerli zevat gibi biz de görüş ve düşüncelerimizi ifade etmek istiyoruz.





