Bediüzzaman’ın vefatıyla sarsılmamış değildi Risale-i Nur talebeleri, serdengeçtileri. Ama tez toparlandılar. Kendilerine tez gelmeleri gerekirdi zaten; çünkü düşmanlar amansız ve acımasızdılar. Her an çullanmak için fırsat kolluyorlardı. Bediüzzaman’ın vefatıyla öcü gibi korktukları bu yüce davanın hızının kesileceğine inanıyorlardı. Ama tam bir yanılgı içindeydiler. Dava büyüdükçe büyümüş, yaygınlaştıkça yaygınlaşmış ve sonunda öyle bir hal almıştı ki, bu kez din düşmanlarının hızı kesilmişti.
Türkiye’nin orasında burasında yüce davaya, Risale-i Nur’a ters düşen hareketler çıkmış olsa bile yıkımları çok kapsamlı olmadı. Risale-i Nur davasının kurmayları bu tutuşan yangını sıcak nefesleriyle söndürdüler. Ama şu bir gerçek ki, ülkenin değişik yerlerinde çıkan dava ilkelerine zıt fikirlerin üzerine üzerine gitmede Zübeyir Gündüzalp’in cesaret ve ileri görüşlülüğü çok etkili oldu. Kimi zaman sabır göstererek yumuşaklıkla ve kimi zaman da aslanlar gibi kükreyerek kesin tavır sergilemekle bu tür oluşumlara set oldu.
HÜSEYİN KARA






-
