Birileri bizim adımıza düşününce, yeterli mi? Yoksa ihtiyacımıza uygun birlikte mi düşünmeliyiz?
Ortak irade, payına düşen hakkı kullanıp, düşüncesini ifade edenlerin mi hakkı? Yoksa, temsilin teslim almaya dönüştüğü bir irade ve kanaat gaspı mı?
İmanlı hürriyet, kamil insan dokusuna rahat, doğru ve müzakereye açık bir düşünce zeminini sağlar.
Zihni melekeler, fikir kalitesi ile gelişir. Düşünmek, insaflı tenkit ile hakikati rendeçler. Doğru destek, hakikate şevk verir. İnsanlık mirası, akıl ve vicdanın insaf merceğinden görünen düşünceyi billurlaştırır.
Günlük düşünme pratiklerimiz, muhakeme kapasitemiz ve muaheze kültürümüz buna ne kadar uygun? Yeterince düşünce üretebiliyor muyuz? Düşüncelerimiz ne kadar özgür ve kapsayıcı? Birleştirici mi, ayrıştırıcı mı?
İSMAİL BERK






-
