Meyve, elde edilen sonuç, ürün demektir. Bunun en güzel ve en mükemmel örneklerini de meyve veren ağaçlarda görüyoruz. Elma, vişne, kiraz, şeftali, dut vs. akla ne gelirse. Yer bitkilerinin meyveleri olduğu gibi, temel gıda maddemiz olan buğday da bir meyvedir.
Bir şeyin şerefi neslinde değildir, zatındadır. Bir şeyin aslını gösteren meyvesidir. (Muhakemat, s. 21) Meyve, bütün eczanın en mükemmelidir ve bütün eczanın özelliklerine taşıyan bir meziyete sahiptir. (Mesnevi-i Nuriye, s. 100)
Her bir hayat sahibi gelişip büyürken, hayatının her merhalesinde hikmet ve fayda veren meyveler verirler. Her bir merhale güzel bir meyvedir aslında. İlla da yenmesi gereken bir meyve olması gerekmez. Bu nedenle her bir hayat sahibi varlık Kader kalemiyle çizilmiş hudutlar içerisinde hareket ederler. Bütün hayatta kader kalemi hükümrandır. Âlemin en mükemmel meyvesi, arzın halifesi ve emanet-i kübranın hamili olan insanın hayatının bütün safhaları da kaderin kanununa tabidir. (Sözler, s. 434)
Şu kâinatın Hâlık-ı Hakîmi, kâinatı bir ağaç hükmünde halk etmiştir. Fenlerin ittifakıyla ve ilimlerin şehadetleriyle kainat ağacının en mükemmel meyvesi, insandır. İnsanın da meyvesi mazhar olduğu nimetlere mukabil hamd, şükür ve ibadettir.
Kainat ağacını son derece hikmet ve gayelerle terbiye ve idare edip süsleyen, her şeyi hikmetle yaratan Sanatkar, şu ağacın meyvesine de çok önem veriyor, onu hiçbir zaman başıboş bırakmıyor. Ağaca ehemmiyeti elbette meyveleri içindir. (Mektubat, s. 231) Yaratılış ağacının ve bütün İnsanlığın en mükemmel meyvesi ve Hâlık-ı Kâinatın tercümanı ve sevgilisi de Muhammed-i Arabi (asm)’dır. (Mektubat, s. 97)
Diğer yıldızlar gibi yer küremiz dahi yaratılış ağacının bir meyvesidir. (Muhakemat, s. 62) Bu dünya hayatı da ahireti yani Cennet ve Cehennemi meyve verecektir. Cenneti ve Cehennemi ihbar eden binler meyveler ve eserler vardır, bunları bizlere gözümüze sokarcasına gösteren hadsiz şahitler vardır. (Lemalar, s. 227)
Hayat Kainatın Gayet Süzülmüş Bir Hülasasıdır (5)





