Evvela, Risale Akademi’nin böylesi bir ortam oluşturabilmiş olmasını takdir ile buna vesile olanları hürmetle selamladığımı belirtmem gerekiyor. Allah Razı olsun…
Saygıdeğer Kardeşim ve bu sayfalarda bizi takip eden dostlarım!
“Gül Derleyen Adamların Dünyası -Mehdiliğe Dair Bir Perspektif Önerisi" adlı makalemde, Risale-i Nur’un bazı konularda gösterdiği titizliğe riayet etmeye dikkat edip; Mehdilik ve Mehdi konusunda belirli bir zaman ve kişi üzerinden değil de; bu esasatı çerçeveleyen hususları nazarlara vermek ve bu konuda bir hüküm verilecekse, okuyucunun vermesi gerektiği düşüncesine dayanarak tezimi oluşturmaya gayret ettiğimi belirtmeliyim. Zira, Hazret’in “Elhasıl: O gelecek zatın ismini vermek, üç vazifesi birden hatıra geliyor; yanlış olur. Hem hiçbir şeye âlet olmayan Nurdaki ihlâs zedelenir, avâm-ı mü'minîn nazarında hakikatlerin kuvveti bir derece noksanlaşır. Yakîniyet-i bürhaniye dahi, kazâyâ-yı makbûledeki zann-ı galibe inkılâp eder; daha muannid dalâlete ve mütemerrid zındıkaya tam galebesi, mütehayyir ehl-i imanda görünmemeye başlar. Ehl-i siyaset evhama ve bir kısım hocalar itiraza başlar. Onun için, Nurlara o ismi vermek münasip görülmüyor. Belki "Müceddiddir, onun pişdarıdır" denilebilir.” olan sözleri beni böyle davranmaya iten ve Kardeşlerimin de bu şekilde davranması gerektiğine ikna eden unsurlarla doludur.
Müzakere





