Bu gece yine Münazarat’ı okudum, o kadar derinlikli, yerine göre muğlak, edebiyatla, üslupla keyfedercesine yazılmış bir olağanüstü eser. Maziden hale intikal etmiş mimari yapılar gibi, mimar veya arkeolog bu yığına nereden gireceğini düşünür, yıllar geçer eserin bir yerinden içine nüfuz edemez. Son aylarda üçüncü okuyuşum bu eseri. O kadar çok tema var ki sadece temalarını sıralamak ve bu temaların maziden bugüne intikalini, tarihsel seyrinin haritasını çıkarmak alabildiğine zor bir iş. Bu eser üzerinde yazılan yazılara baktım, parça parça tesbitler var ama, genel anlamda nedir bu eser? Bu konuda kuşatıcı bir bakış açısı göremedim.
Münazarat:
Tarihi bir eser bir tarih felsefesi.
Bizim tarihimiz özellikle Tanzimat ve Meşrutiyet dönemi tarihi.
Münazarat dünya tarihi ile ilgili ipuçları olan bir eser, kadim tarih ile ilgili ciddi kayıtlar var.
Münazarat, bir sosyolojik eser.
Kürtlerin ve Türklerin özellikle Kürtlerin mizacını tahlil etmiş, yani psikanalitik bir bakış açısı.
1870’li yıllardan Birinci Meşrutiyet yıllarına kadarki elli yıllık, daha sonra Cumhuriyet Türkiye’sindeki fikirlerin çekirdekleri durumundaki düşüncelerin Türkler ve Kürtler açısından anlaşılmayan ve kapalı yönlerini yorumlayan bir eser.
Münazarat bir kavramlar ve temalar kitabı, istibdad ve hürriyet kavramlarının tahlili, insanlara yansıması.
Münazarat bir millete s e v m e k ve i t t i h a d, t e s a n ü d kelimelerinin örneklerle izahı.
Münazarat, büyük milletler topluluğunun sorunlarını irdeleyen ve çözümleyen bir kitap.
Ermeni, Rum, Yahudi gibi Osmanlı içindeki ekalliyetlere Muhammedi ve Osmanlı bakış açısının ortaya konduğu, her halükarda uzlaşma ve dostluk kitabı olarak yazılmış.
Münazarat bir otobiyografi, Bediüzzaman Türk ve Kürtlerin mizacını anlatırken kendini de anlatmış.
Ne kadar hakperest, hiçbir zaman milletlerin cazibedar isteklerine ram olmamış, hep hakkı ve uzlaşmayı anlatmış, Tanrısal bir hürriyet ve keyfilikle konuşan inanılmaz hür bir adam.
Münazarat bir ırk ve milliyet kavramlarını izah eden eser, millet ve miliyet kelimeleri Fransız ihtilalinden sonra ihtilale uğramış, milliyeti ırk anlamında ortaya sürünce batı, bizim kahvemize zehir katmış.
Bediüzzaman batının din ve sanattan soyunmuş milliyet kavramına değil, din, marifet gibi mukaddeslerle giydirilmiş milliyet fikrini izah etmiş, batın şeametli başkasını yutmakla beslenen milliyet anlayışını değil başkasıyla baş başa omuz omuza vermeyi örgütleyen bir eser.
Münazarat bir dini yaşayışa eleştiri olan bir kitap, dini yanlış yorumlama ve tefsir etme gibi bahislere verilen örneklerle dolu.
Münazarat bir sosyolojik rehabilitasyon kitabı.
Münazarat bir edebiyat eleştirisi, özellikle Divan şiiri mehdiye ve kasidelerin eleştirisi, dalkavukluğun tenkidi.
Münazarat bir eğitim projesi özellikle doğunun ve güneydoğunun ilim, marifet ve fen ile imtizaç etmiş, dillere sadık bir eğitim projesi.
Münazarat bir klasik, batılıların authore clasicus dediği zamanı geçmeyen yazar, zamanı aşan eser. bugün yazılmış gibi gayb aşina bir gözün gördüğü harita.
Münazarat, Kürtlere ve Türklere her durumda dostluğu koruyacak reçeteler sunan bir eser.
Münazarat Bediüzzaman’ın tahlildeki okyanus derinliğin gösteriyor, Jön Türkleri onları oluşturan zihniyetlere göre tahlil edip, içlerinde masonlar ve sefihler olmasına rağmen sevgiye layık görür, onlara sevgiyi telkin eder, çünkü hareket noktaları ve hem dini, hem de milli hamiyettir.
Münazarat Türk Kürt kardeşliğinin ama Türk ekseninde izahı olan bir kitap, özellikle şu sözü bunu beyan eder: “Emin olunuz ki, biz Kürtler başkalara benzemiyoruz. Yakinen biliyoruz ki ictimai hayatımız Türklerin hayat ve saadetinden geçer.” Yani Kürtler sair milletler gibi olamaz, onlardan farklıdırlar, onların sosyal hayatı Türklerin hayat ve saadetinden geçiyor, şu andaki gibi.
Türkler ve Kürtler bu ülkede mutsuzsa, ülkenin batısı mutsuzsa, doğusu da mutsuzdur, çünkü iki mutluluk birbirine bilemediğimiz İlahi iplerle bağlı, birbirini mutsuz etmek ikisini de mutsuz etmeye neden olur, zaten Türkiyenin yapısal kurgusu da böyle değil mi?
Münazarat Türklerle Kürtler arasındaki rabıtaları koparmak isteyenlere cevap bir kitap ve şu anki zelzele, siz birbirinize lazımsınız, yanlış yapmayın demek istiyor.Bir bahs-i düşvardır Münazarat, anladığım bu kadar heyhat.
Münazarat:
Tarihi bir eser bir tarih felsefesi.
Bizim tarihimiz özellikle Tanzimat ve Meşrutiyet dönemi tarihi.
Münazarat dünya tarihi ile ilgili ipuçları olan bir eser, kadim tarih ile ilgili ciddi kayıtlar var.
Münazarat, bir sosyolojik eser.
Kürtlerin ve Türklerin özellikle Kürtlerin mizacını tahlil etmiş, yani psikanalitik bir bakış açısı.
1870’li yıllardan Birinci Meşrutiyet yıllarına kadarki elli yıllık, daha sonra Cumhuriyet Türkiye’sindeki fikirlerin çekirdekleri durumundaki düşüncelerin Türkler ve Kürtler açısından anlaşılmayan ve kapalı yönlerini yorumlayan bir eser.
Münazarat bir kavramlar ve temalar kitabı, istibdad ve hürriyet kavramlarının tahlili, insanlara yansıması.
Münazarat bir millete s e v m e k ve i t t i h a d, t e s a n ü d kelimelerinin örneklerle izahı.
Münazarat, büyük milletler topluluğunun sorunlarını irdeleyen ve çözümleyen bir kitap.
Ermeni, Rum, Yahudi gibi Osmanlı içindeki ekalliyetlere Muhammedi ve Osmanlı bakış açısının ortaya konduğu, her halükarda uzlaşma ve dostluk kitabı olarak yazılmış.
Münazarat bir otobiyografi, Bediüzzaman Türk ve Kürtlerin mizacını anlatırken kendini de anlatmış.
Ne kadar hakperest, hiçbir zaman milletlerin cazibedar isteklerine ram olmamış, hep hakkı ve uzlaşmayı anlatmış, Tanrısal bir hürriyet ve keyfilikle konuşan inanılmaz hür bir adam.
Münazarat bir ırk ve milliyet kavramlarını izah eden eser, millet ve miliyet kelimeleri Fransız ihtilalinden sonra ihtilale uğramış, milliyeti ırk anlamında ortaya sürünce batı, bizim kahvemize zehir katmış.
Bediüzzaman batının din ve sanattan soyunmuş milliyet kavramına değil, din, marifet gibi mukaddeslerle giydirilmiş milliyet fikrini izah etmiş, batın şeametli başkasını yutmakla beslenen milliyet anlayışını değil başkasıyla baş başa omuz omuza vermeyi örgütleyen bir eser.
Münazarat bir dini yaşayışa eleştiri olan bir kitap, dini yanlış yorumlama ve tefsir etme gibi bahislere verilen örneklerle dolu.
Münazarat bir sosyolojik rehabilitasyon kitabı.
Münazarat bir edebiyat eleştirisi, özellikle Divan şiiri mehdiye ve kasidelerin eleştirisi, dalkavukluğun tenkidi.
Münazarat bir eğitim projesi özellikle doğunun ve güneydoğunun ilim, marifet ve fen ile imtizaç etmiş, dillere sadık bir eğitim projesi.
Münazarat bir klasik, batılıların authore clasicus dediği zamanı geçmeyen yazar, zamanı aşan eser. bugün yazılmış gibi gayb aşina bir gözün gördüğü harita.
Münazarat, Kürtlere ve Türklere her durumda dostluğu koruyacak reçeteler sunan bir eser.
Münazarat Bediüzzaman’ın tahlildeki okyanus derinliğin gösteriyor, Jön Türkleri onları oluşturan zihniyetlere göre tahlil edip, içlerinde masonlar ve sefihler olmasına rağmen sevgiye layık görür, onlara sevgiyi telkin eder, çünkü hareket noktaları ve hem dini, hem de milli hamiyettir.
Münazarat Türk Kürt kardeşliğinin ama Türk ekseninde izahı olan bir kitap, özellikle şu sözü bunu beyan eder: “Emin olunuz ki, biz Kürtler başkalara benzemiyoruz. Yakinen biliyoruz ki ictimai hayatımız Türklerin hayat ve saadetinden geçer.” Yani Kürtler sair milletler gibi olamaz, onlardan farklıdırlar, onların sosyal hayatı Türklerin hayat ve saadetinden geçiyor, şu andaki gibi.
Türkler ve Kürtler bu ülkede mutsuzsa, ülkenin batısı mutsuzsa, doğusu da mutsuzdur, çünkü iki mutluluk birbirine bilemediğimiz İlahi iplerle bağlı, birbirini mutsuz etmek ikisini de mutsuz etmeye neden olur, zaten Türkiyenin yapısal kurgusu da böyle değil mi?
Münazarat Türklerle Kürtler arasındaki rabıtaları koparmak isteyenlere cevap bir kitap ve şu anki zelzele, siz birbirinize lazımsınız, yanlış yapmayın demek istiyor.Bir bahs-i düşvardır Münazarat, anladığım bu kadar heyhat.






Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.