Şu An Buradasınız: Anasayfa Risale Bilim Risale Bilim Nurculuk ve Süleymancılığın iç tehditten çıkması

Risale Akademi

Nurculuk ve Süleymancılığın iç tehditten çıkması

e-Posta Yazdır PDF

15 Temmuz 2010 / 20:00
Yrd. Doç. Küçük, MGSB'den Nurculuğun iç tehdit kapsamından çıkarılmasının demokrasinin militanlıktan sıyrılarak hukuk devletine yaklaşması olarak yorumladı
Risale Haber-Haber Merkezi

Kırıkkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Adnan Küçük, MGSB'den aralarında Nurculuğun da bulunduğu cemaatlerin iç tehdit kapsamından çıkarılmasının demokrasinin militanlıktan sıyrılarak hukuk devletine yaklaşması olarak yorumladı.

Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'nde Süleymancılık, Nurculuk, Fethullah Gülen hareketi vd. dini cemaat ve tarikatların, irtica kapsamından çıkarıldığını hatırlatan Küçük, Star Gazetesi'ndeki yazısında "Hiçbir demokratik ülkede, örgütlü ya da sivil toplumsal yapılanmalar, salt inanç ya da düşüncelerinden dolayı yaptırıma maruz ve bir takım haklardan mahrum bırakılamaz" dedi.

Türkiye’de Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana, benimsenen otoriter laiklik ve Cumhuriyet anlayışının bütün dini cemaat ve tarikatları, irticai yapılanmalar kapsamında “iç düşmanlar/tehditler” içinde saydığını vurgulayan Küçük, "Bu anlayışın, Batıdaki demokratik laiklik, din ve vicdan hürriyeti ile bağdaşırlığı yoktur. Çünkü Batıda benimsenen laiklik anlayışı ile uyumlu bir şekilde her bir dini cemaat, tarikat ve mezhep, din ve vicdan hürriyetinin koruyuculuğu altında kendi açık kimlikleri ile örgütlenebilmekte, her türlü ticari faaliyetleri yürütebilmekte, ana okulundan üniversiteye kadar hemen her kademede eğitim kurumları açıp işletebilmekte, çeşitli sosyal yardım faaliyetlerinde bulunabilmektedirler. Bunlara bu tür etkinliklerinden dolayı hiçbir engelleme çıkarılmadığı gibi, bazı ülkelerde bunlar tarafından icra edilen eğitim ve bazı sosyal faaliyetler kamusal kaynaklarla desteklenmektedir" şeklinde yazdı.

ABD'nin tarikat cenneti olduğunu kaydeden Küçük, yazısını şöyle sürdürdü:

"Bugün ABD’de sadece Hıristiyanlık içerisinde 1500 civarında cemaat, tarikat ve mezhep şeklinde farklı dini oluşumlar mevcuttur. Mormon inancına göre, “çok evlilik” dini bir vecibedir. Kutsallık Hareketi’nde çocukların evrim ile ilgili derslere devam etmeleri istenmez. Yahova Şahitleri askerlik yapmayı, ulusal bayraklara karşı saygı duruşunda durmayı, ulusal marşları okumayı ulusa tapmakla eş değerde gördükleri için reddederler. Amishler, modern yaşam biçimini reddederler, ilkokuldan sonra çocuklarını okula göndermezler, oy kullanmazlar. Bütün bunlar Türkiye’de irtica ve gericilik kapsamında değerlendirilebilecek toplumsal oluşumlar.

"Ancak hiç birisi, şayet şiddet ve hukuk dışı davranışları önermiyorlarsa, sırf cemaat ya da tarikat oldukları ya da inançları devlet tarafından sapkın ve anti-seküler görüldüğü için düşman kabul edilmemekte, bir takım haklardan mahrum bırakılmamaktadır. İşte “Gizli Anayasa/Kırmızı Kitap”ta yapılacak değişiklik kapsamında Süleymancılık, Nurculuk, Fethullah Gülen hareketi gibi çeşitli dini cemaat ve tarikatların “iç düşman” olmaktan çıkarılması ile, Batıdaki demokratikleşme ve din ve vicdan hürriyeti standardına bir adım daha yaklaşılmış olunmaktadır. Bunun anlamı, demokrasinin militanlıktan kısmen de olsa sıyrılarak hukuk devletine yaklaşması, anayasallaşmasıdır."

 

 

Yorum ekle

Bediüzzaman Hazretleri gibi, yazarın hakkını teslim ederek kibarca eleştiri yapılmasını rica ederiz.


Güvenlik kodu
Yenile

Mail Listemize Abone Olun

Reklam

Duyurular

Son Eklenenler

Reklam
Şuanda 124 konuk çevrimiçi

Son Yorumlar

Çok Okunanlar

free hit counter