Şu An Buradasınız: Anasayfa RİSALE-İ NUR
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Arama

Risale Akademi

Risale-i Nur

İsyanlar karşısında İmam Bediüzzaman

e-Posta Yazdır PDF

09 Şubat 2010 Salı 06:30









1- BİTLİS HADİSESİ

Muhterem bir şeyhin son günlerde yayınlanan bir röportajı, Üstad hakkında öteden beri bilinen bazı hakikatlara karşı bir istifham doğurdu. Bu vesile ile Üstadın Meşrutiyet ve Cumhuriyet döneminde isyanlar karşısında takındığı tavırlara yeniden göz atmak faydalı olacaktır. Bu makale 1914 yılında yaşanan Bitlis hadisesi ile ilgili olacaktır.

İmam Bediüzzaman, hayatını dosdoğru bir çizgide geçirdi. Tek rehberi Kuran’ın mucize hükümleriydi. Daha 1911 yılında Şam hutbesinde “maslahat-ı beşer fetvasıyla maddi cihadın alemden kaldırıldığını söylemekteydi.” Cihad-ı hariciyi Kuran’ın elmas kılıcına havale edecekti. Ancak gözlerini kan ve hırs bürümüş batılı işgalciler bunları anlamaktan ne kadar uzaktı. Keşke anlayabilselerdi. Zira insanlığın elindeki öldürücü silahlar, normal harp hukukunun uygulanma şansını insanların elinden almıştı. Bu silahlarla yapılacak bir harp insanlığa kan ağlatırdı. Vahşet dönemini geride bırakmış, insanlık için “en iyi silah belağat idi.” “Medenilere galebe çalmak ikna ile” olacaktı.  Davasını ispat eden hakkını alacaktı. (Yazık ki insanlık bu derslerin doğruluğunu iki cihan harbinde 50 milyon insanın kanın döktükten sonra ancak anlayabilecekti.)

 

Üstad Bediüzzaman´ın yeme içme kültürü

e-Posta Yazdır PDF

Fikir ve yorumları gibi, yaşayış tarzını da dikkat ve merakla araştırıp öğrenmeye çalıştığımız Üstad Bediüzzaman'ın, yeme ve içme alışkanlığı gibi özel hallerinin "sünnet-i seniyye" ölçülerine tamamiyle uygunluk arzettiğini görmekteyiz.

Az uyuyor, çok çalışıyor; az yemek yiyiyor, çok gayret sarfediyor; kendinden çok başkasını düşünüyor; en zengin biri gibi yaşayabilecekken, en fakir bir insan gibi yaşıyor, vesâire...

Ana hatlarıyla, esasında bütün yaşantısı böyle âdâb-ı sünnet üzeredir.

Hayatının hiçbir devresinde, ne israfın ve ne de cimriliğin izine rastlamak mümkün.

O, tam bir iktisat, kanaat ve bereket üzere yaşadı.

Zaman oldu, açlığa, fakirliğe kanaat getirdi; ama, kimseye el açmadı, yüzsuyu dökmedi, kimseden yardım dilemedi, kimsenin minneti altına girmedi.

 

İmam Bediüzzaman Seyyid midir?

e-Posta Yazdır PDF
Risale Haber 26 Ocak 2010 Salı 07:12

Seyyidler tarihin birçok döneminde siyasî kaygılarla zulme uğradılar. Emevîler döneminde uğradıkları katliamları, amca oğulları sayılan Abbasîler dönemindeki sürgünler ve suikastlar takip etti. Türkiye topraklarında yaşayan seyyidlerin büyük bölümü, Abbasîlerin baskılarından kaçarak Doğu Anadolu'nun sarp dağlarına sığınan ailelerden oluşmaktaydı. Denilebilir ki seyyidlerin en çok hürmet gördüğü dönem, Osmanlı Devletinin hükümran olduğu zamandı. (Siyasî bir taleplerinin bulunmayışı, uzun süre devlet nezdindeki itibarlarını devam ettirdi.) Bu dönemde kurulan "nakıbü'l-eşraflık" teşkilâtıyla seyyidlerin kaydedildiği defterler tutulmuş, savaş gelirlerinden kendilerine ayrılan hisselerini düzenli olarak almışlardı.

Devlet-i Âliyye’nin ortadan kalkmasıyla birlikte yeni bir kargaşa dönemi başladı. Çok hicretlere, işgallere ve göçlere maruz kalan Anadolu'da nesiller birbirine karışmış, seyyidlik iddiaları bu isimle meşhur olmuş birkaç büyük aileye münhasır kalmıştı.

Son Güncelleme ( Salı, 26 Ocak 2010 11:08 )
 

Bediüzzaman'ın Darü’l-Hikmet günleri

e-Posta Yazdır PDF

17 Ocak 2010 / 00:30
Risale Haber-Haber Merkezi

Yeni Ümit Dergisi yazarı Dr. Muhsin Toprak, Bediüzzaman Said Nursi'nin bir süre görev yaptığı Darü’l-Hikmeti’l-İslâmiyye'deki duruşunu ve o dönemdeki faaliyetlerini yazdı.

İşte Dr. Muhsin Toprak'ın yazısı:

Bediüzzaman Darü’l-Hikmet’te

Darü’l-Hikmeti’l-İslâmiyye, 5. Mehmet Reşad zamanında kurulmuş ancak Sultan Vahideddin döneminde hayata geçmiştir. Darü’l-Hikmet ilk kurulduğunda, Süleymaniye Medresesi kelâm müderrislerinden Arapgirli Hüseyin Avni, tefsir hocalarından Bergamalı Cevdet, ilm-i nefs ve ahlâk müderrisi Mehmet Şevketî, mantık müderrislerinden Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Haleb mebusu Şeyh Beşir, Şam ulemasından Şeyh Bedreddin, Haydarî-zade İbrahim, Amasya Müftüsü Mustafa Tevfik ve Bediüzzaman Said Nursî aza olarak tayin edilmişlerdi. Kurumun resmî açılışı ise Şeyhulislâm Musa Kâzım ve Meclis-i Meşayih reisi Saffet Efendilerin katılımıyla Miladî takvimde 25 Ağustos 1918 tarihine tekabül eden Hicrî 4 Zilkade 1336/Rumî 12 Ağustos 1334 tarihinde yapılmıştır. Açılışta ferdî vicdanlar gibi toplumun da bir vicdanı olduğu ve bunu korumak gerektiği, Darü’l-Hikmet’in temel vazifesinin de birtakım içtimaî-mânevî hastalıklara çareler arayarak toplum vicdanını korumak olduğu ifade edilmiştir.

 

Hasais-i Bediüzzaman

e-Posta Yazdır PDF

03 Aralık 2009 Perşembe 07:49
Bediüzzaman ömrünü “İman ve Kur’âna” hizmete adamış bir büyük müceddid ve müçtehittir. Hayatını “İmana Hizmete” adamıştır. Kalbini ve gönlünü Allah’a açmıştır. O kalbe başka bir şeyin girmesine fırsat vermediği için Allah kelamı olan Kur’ân-ı Kerimi asrın idrakine sunmak için ilhama mazhar olmuştur. Tecdidin gereği sünneti ihya etmek olduğundan fesadın en büyüğünün yaşandığı bu zamanda “Sünneti ihya” mesleğini takip etmiştir.

Ebedi bir davanın temsilcisi olan Bediüzzaman’ın diğer İslam bilginlerinden farklı özellikleri olmalıdır. Bediüzzaman’ın “İman ve Kur’ân” davasına liyakatini gösteren üstün özellikleri vardır. Bunlardan tespit edebildiğimiz bir kısım siyreti şöyledir:

 
Sayfa 1 > 3

Duyurular

2015 Dünya Bediüzzaman Yılı

Sadık Yalsızuçanlar’dan bir Bediüzzaman Romanı : DEM

kitap

Yazarın Ağustos başında Timaş Yayınları’ndan çıkacak olan yeni romanı, Bediüzzaman hazretlerini konu alıyor. Dem adını taşıyan romanda Yalsızuçanlar, çocukluk ve ilkgençlik yıllarını, o dönem Malatya ve Hatay-Dörtyol’unu, Risale-i Nur eserlerini tanıyışını, ilk okumalarında yaşadıklarını, Bediüzzaman hazretlerinin eserlerini, hayatını ve tefekkür-irfan dünyasını çarpıcı bir üslupla yansıtıyor.

Risale-i Nur Projeleri Buluşuyor

Risale-i Nur ile ilgili geleceğe dair fikirlerinizi, düşüncelerinizi, projelerinizi, hayallerinizi ertelemeyin...


Teşrik-i mesai (birlikte çalışmak, işbirliği etmek bir işi beraber yapmak)
ve taksim-i a'mal (iş bölümü, işlerin paylaşılması) ile 3 iğneden 300 iğneye ulaşma sırrı...

Risale-i Nur ile ilgili geleceğe dair fikirlerinizi, düşüncelerinizi, projelerinizi, hayallerinizi ertelemeyin,

işte bu projelerinizi buluşturacak platform:

21 HAZİRAN EN UZUN GÜNDE, EN UZUN BERABERLİK

Risale-i Nur Durum Tespit Projesi

Risale-i Nur'un sistematik bütünlüğü hakkında durum tespiti yapma projesi, Risale-i Nur Durum Tespit Projesi... Detaylar için tıklayın!

Hakkımızda


Kuruluş Amacımız



Risale Akademisi, akademisyenler tarafından Kur’an'ın çağdaş yorumu olan Risale-i Nur’ların, günümüze bakan ve modern bilim tarifleriyle iman ilmini ispatlayan yaklaşımını, ilmi disiplinler bağlamında haritalamak, ortaya koymak ve günümüz insanı için anlaşılmasına yardımcı olmak, böylece yeni çalışmalara referans teşkil etmek amacıyla kurulmuştur.

Çok Okunanlar

Son Eklenenler

Son Yorumlar

  • Kur’an harfleri ve Risale-i Nu...
    Muhterem Dr. Ramazan BALCI'yı isâbetli tesbitleri ve tavsiye ettiği çıkış yolları için tebrik ediyor...
    06.03.10 02:45
    Yazan: Bilâl TUNÇ
  • Teshîrin şükrünü eda etmek
    Allah razı olsun
    04.03.10 12:10
    Yazan: fatma
  • Quantum Fiziği ve Bediüzzaman ...
    Müthiş etkilendim. Fizikle metafizik bir arada! Üstad'ın herhangi bir din alimi olmaktan öte başka a...
    28.02.10 17:44
    Yazan: engin yıldırım
  • İletişim
    siteniz çok güzel olmuş. Teşekkürler.
    23.02.10 11:10
    Yazan: Bayram Düz
  • Nefis Eğitimi
    Nefis terbiyesini uygulayabilmemi z için gösterdiği-yazarın madde madde sıraladığı-reçete için tebri...
    14.02.10 07:31
    Yazan: Murat KURTULMUŞ

free hit counter