Şu An Buradasınız: Anasayfa RİSALE-İ NUR
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Arama

Risale Akademi

Risale-i Nur

Said Nursî kim değildir?

e-Posta Yazdır PDF

06 Nisan 2010 Salı 07:04
1.Said Nursî “çağın yetiştirdiği adam” değildir. Çağın bütün şartları aleyhinde olduğu halde dik durmuş, diri ve diriltici olmuştur. Ne iktidardan medet ummuştur ne de çoğunluk peşinde koşmuştur. Yazdıkları cezaevi hücrelerinde sigara kâğıtlarına gizlice yazılmış,okuma yazma bilmeyen köylüler tarafından da aşkla çoğaltılmış ve okunmuştur. “Çağa rağmen yetişmiş” ve “çağı yetiştiren” adamdır.

2.Said Nursî “dindar” değildir. “Dindarlık” dine dışarıdan bakanların icat ettiği bir tanımdır. “Dinin emir ve gereklerini yerine getirmede başkalarına göre daha ileri giden”leri tanımlamak için kullanılır. Oysa “din” “Allah’a borçluluk bilinci”dir, “Alemlerin Rabbinin kendisine her an yapmakta olduğu sayısız iyiliklere şükürle karşılık verme aşkı”dır. Bu bilinç ve aşk dışarıdan gözlenemez; ölçülemez. Açığı ya da koyusu olmaz. Bu bilinçle ve bu aşkla yaşamak adam olmanın standardıdır. İyiliğe karşı nankörlük etmeyi, borcunu inkâr edecek denli duyarsız olmayı “adam”lık diye tarif edenlerin biraz daha “koyusu”, az daha sofusu değildir “dini yaşayanlar”; yani dindar değildirler. Said Nursî, “ben dindar bir cumhuriyetçiyim” sözünü mahkemede savunması sırasında söyledi. Sözde cumhuriyetçilerin anlayacağı dil üzerinden konuştu, o kadar. Eserlerinde “dinimiz bunu gerektirir”, “nitekim dinimiz emreder ki..” yollu bir hitap ve üslup bulunmaz.

 

Milli mücadelenin manevi önderlerinden Bediüzzaman

e-Posta Yazdır PDF
30 Mart 2010 Salı 06:58

Ahmaklara verilecek en iyi cevabın “sükut” olduğu İslam kültürüne aşina olanların bildiği bir hikmet düsturudur. Bediüzzaman, hakkın değerini korumak için “haksızlığı hak bilenlere karşı hak dava etmenin, hakka karşı bir hürmetsizlik” olduğuna vurgu yapar. Laik eğitim her yeni gün bir çok örneğine rastlanılan -bilerek yalan söyleyen bir takım ahlak düşkünleri- yetiştirmekte ortalamanın üstünde bir başarıya sahiptir.












Milletinin bütün değerlerine sırtını dönmüş, tarihe, bilime, dini değerlere ihanet etmiş, tarifsiz  ortada kalmış, bir sözde aydın tipi!! Bu tiplere hakikatı anlatmak için yapılacak her çalışma boşa gider. Ne varki istikbalde “niye sustunuz” diye yapılacak bir tahkirden kurtulmak için, esasen bilinen gerçeklerin yeniden yeniye anlatılması kaçınılmaz bir hale gelmektedir.

Son Güncelleme ( Salı, 30 Mart 2010 11:29 )
 

Darul-Hikmet ve Bediüzzaman

e-Posta Yazdır PDF

28 Mart 2010 Pazar 08:15
“Daru’l-Hikmetü’l-İslâmiye” Sultan V. Mehmet Reşat döneminde kurulan “İlim ve Hikmet Akademisi”dir. İlim, dini ve fenni ilimleri ifade ederken, hikmet ise aklın bu ilimleri yorumlamalarından ortaya çıkan “Felsefî” bilgiyi anlatmaktadır. O günün değerli ilim adamları bu akademinin kurucuları ve üyeleri arasında yer almışlardır.

“Daru’l-Hikmetü’l-İslâmiye” Sultan V. Mehmet Reşat’ın iradesi ve Şeyhu’l-İslam Musa Kâzım Efendi’nin girişimi ile kurulma kararı alınmış ve 3 Şubat 1918’de Meclis-i Mebusan’dan geçmiş ve 12 Ağustos 1334 (25 Ağustos 1918) Pazartesi günü Meclis-i Meşayih Reisi Saffet Efendi tarafından dua edilerek Şeyhu’l-İslam Musa Kâzım Efendi’nin açılış konuşması ile faaliyetine başlamıştır. Dört sene faaliyet yaptıktan sonra 1922’de kapanmıştır.

Son Güncelleme ( Salı, 30 Mart 2010 11:30 )
 

İsyanlar karşısında İmam Bediüzzaman

e-Posta Yazdır PDF

09 Şubat 2010 Salı 06:30









1- BİTLİS HADİSESİ

Muhterem bir şeyhin son günlerde yayınlanan bir röportajı, Üstad hakkında öteden beri bilinen bazı hakikatlara karşı bir istifham doğurdu. Bu vesile ile Üstadın Meşrutiyet ve Cumhuriyet döneminde isyanlar karşısında takındığı tavırlara yeniden göz atmak faydalı olacaktır. Bu makale 1914 yılında yaşanan Bitlis hadisesi ile ilgili olacaktır.

İmam Bediüzzaman, hayatını dosdoğru bir çizgide geçirdi. Tek rehberi Kuran’ın mucize hükümleriydi. Daha 1911 yılında Şam hutbesinde “maslahat-ı beşer fetvasıyla maddi cihadın alemden kaldırıldığını söylemekteydi.” Cihad-ı hariciyi Kuran’ın elmas kılıcına havale edecekti. Ancak gözlerini kan ve hırs bürümüş batılı işgalciler bunları anlamaktan ne kadar uzaktı. Keşke anlayabilselerdi. Zira insanlığın elindeki öldürücü silahlar, normal harp hukukunun uygulanma şansını insanların elinden almıştı. Bu silahlarla yapılacak bir harp insanlığa kan ağlatırdı. Vahşet dönemini geride bırakmış, insanlık için “en iyi silah belağat idi.” “Medenilere galebe çalmak ikna ile” olacaktı.  Davasını ispat eden hakkını alacaktı. (Yazık ki insanlık bu derslerin doğruluğunu iki cihan harbinde 50 milyon insanın kanın döktükten sonra ancak anlayabilecekti.)

 

Üstad Bediüzzaman´ın yeme içme kültürü

e-Posta Yazdır PDF

Fikir ve yorumları gibi, yaşayış tarzını da dikkat ve merakla araştırıp öğrenmeye çalıştığımız Üstad Bediüzzaman'ın, yeme ve içme alışkanlığı gibi özel hallerinin "sünnet-i seniyye" ölçülerine tamamiyle uygunluk arzettiğini görmekteyiz.

Az uyuyor, çok çalışıyor; az yemek yiyiyor, çok gayret sarfediyor; kendinden çok başkasını düşünüyor; en zengin biri gibi yaşayabilecekken, en fakir bir insan gibi yaşıyor, vesâire...

Ana hatlarıyla, esasında bütün yaşantısı böyle âdâb-ı sünnet üzeredir.

Hayatının hiçbir devresinde, ne israfın ve ne de cimriliğin izine rastlamak mümkün.

O, tam bir iktisat, kanaat ve bereket üzere yaşadı.

Zaman oldu, açlığa, fakirliğe kanaat getirdi; ama, kimseye el açmadı, yüzsuyu dökmedi, kimseden yardım dilemedi, kimsenin minneti altına girmedi.

 
Sayfa 1 > 3

Duyurular

2015 Dünya Bediüzzaman Yılı

Sadık Yalsızuçanlar’dan bir Bediüzzaman Romanı : DEM

kitap

Yazarın Ağustos başında Timaş Yayınları’ndan çıkacak olan yeni romanı, Bediüzzaman hazretlerini konu alıyor. Dem adını taşıyan romanda Yalsızuçanlar, çocukluk ve ilkgençlik yıllarını, o dönem Malatya ve Hatay-Dörtyol’unu, Risale-i Nur eserlerini tanıyışını, ilk okumalarında yaşadıklarını, Bediüzzaman hazretlerinin eserlerini, hayatını ve tefekkür-irfan dünyasını çarpıcı bir üslupla yansıtıyor.

Risale-i Nur Projeleri Buluşuyor

Risale-i Nur ile ilgili geleceğe dair fikirlerinizi, düşüncelerinizi, projelerinizi, hayallerinizi ertelemeyin...


Teşrik-i mesai (birlikte çalışmak, işbirliği etmek bir işi beraber yapmak)
ve taksim-i a'mal (iş bölümü, işlerin paylaşılması) ile 3 iğneden 300 iğneye ulaşma sırrı...

Risale-i Nur ile ilgili geleceğe dair fikirlerinizi, düşüncelerinizi, projelerinizi, hayallerinizi ertelemeyin,

işte bu projelerinizi buluşturacak platform:

21 HAZİRAN EN UZUN GÜNDE, EN UZUN BERABERLİK

Risale-i Nur Durum Tespit Projesi

Risale-i Nur'un sistematik bütünlüğü hakkında durum tespiti yapma projesi, Risale-i Nur Durum Tespit Projesi... Detaylar için tıklayın!

Hakkımızda


Kuruluş Amacımız



Risale Akademisi, akademisyenler tarafından Kur’an'ın çağdaş yorumu olan Risale-i Nur’ların, günümüze bakan ve modern bilim tarifleriyle iman ilmini ispatlayan yaklaşımını, ilmi disiplinler bağlamında haritalamak, ortaya koymak ve günümüz insanı için anlaşılmasına yardımcı olmak, böylece yeni çalışmalara referans teşkil etmek amacıyla kurulmuştur.

Çok Okunanlar

Son Eklenenler

Son Yorumlar

  • Said Nursi'yi Turan Dursun gib...
    Sana katılıyorum kardeşim. Said Nursi çağımızın muhteşem insanıydı,anlay abilene. Ama bazı şeylerin ...
    03.09.10 17:03
    Yazan: HAMAYİL ERDİNÇ
  • Said Nursi'yi Turan Dursun gib...
    Yıllarca alimlerimizi anlamaya çalıştık. Çok şükür bazı kesimler anlama yolunu seçerken, bazıları is...
    03.09.10 16:59
    Yazan: HAMAYİL ERDİNÇ
  • Nur Talebelerinin 12 Eylül ile...
    aslinda soylenecek cok soz olmasina ragmen size yerimiz olmadigi icin uzun uzun yazamiyorum.dilersen...
    01.09.10 08:57
    Yazan: bilal oznur
  • Nur Talebelerinin 12 Eylül ile...
    simdi hazreti ustadin demokratlarin basini oksamasinin bir tek nedeni vardir oda ehveni ser musluman...
    01.09.10 08:50
    Yazan: bilal oznur
  • Nur Talebelerinin 12 Eylül ile...
    simdi de gelelim yine celal bayar konusuna.hazreti ustad bayari sevmez ona bayur derdi.fakat mendere...
    01.09.10 08:49
    Yazan: bilal oznur

free hit counter