Şu An Buradasınız: Anasayfa RİNAM Mektup, Hatıra ve Belgeler

Risale Akademi

Mektup,Hatıra ve Belgeler

Said Nursi Yeşilay’ın 50 nolu kurucusu

e-Posta Yazdır PDF



Yeşilay, kuruluşunun 92’inci yılında, ilk kuruluş defterini ortaya çıkardı






Emre Çakır’ın haberi:
RİSALE HABER-Türkiye Yeşilay Cemiyeti, kuruluşunun 92’inci yılında, ilk kuruluş defterini ortaya çıkardı. İstanbul’un işgal altında olduğu yıllarda kurulan Yeşilay defterinde kuruculardan biri de Bediüzzaman Said Nursi.
Türkiye Yeşilay Cemiyeti arşivinde yapılan çalışmada, cemiyetin ilk kuruluş defteri ortaya çıkarıldı. Daha önce tartışmalara neden olan “cemiyet kurucularının kimler olduğu” sorusu, böylece ortadan kalkmış oldu.
 

Validen, Sultan Reşad'a Said Nursi mektubu

e-Posta Yazdır PDF

Bediüzzaman'ın vefat yıldönümünde Osmanlı arşivlerinden çıkan belgeye göre...
Samet Altıntaş'ın haberi:

Büyük İslam âlimi Bediüzzaman Said Nursî'nin vefatı üzerinden 52 sene geçti. Ama onun ileriyi gören fikirlerine ihtiyaç her geçen gün artıyor.

Bediüzzaman'ın vefat yıldönümünde Osmanlı arşivlerinden çıkan belgeye göre; Said Nursî'nin, şarkın kurtuluş reçetesi olarak Van'da donanımlı okul açma projesi ile ilgili düşünceleri devlet tarafından da kabul görüyor. Van Valisi Tahsin Paşa, Sultan Reşad Han'a yazdığı mektupta, "Asırlardır uyuyan vatanın bu geniş kıtasını uyandırmak için tek çare eğitimdir. Bu da ancak dinî eğitim ile mümkün olur." diyor.

Tahsin Bey, vilayet merkezinde, dinî ilimlerle fen bilimlerinin birlikte okutulacağı dârü'l-fünûn şeklinde medrese-i ilmiye açılması gerektiğini belirterek gerekli paranın padişah tarafından ihsan edilmesini talep ediyor. Belgeyi Osmanlı arşivlerinde bulan tarihçi Dr. Ramazan Balcı, Said Nursî'nin Millî Mücadele döneminde üniversite açma talebini Meclis'e de ilettiğini hatırlatıyor. Balcı, Bediüzzaman'ın TBMM'de yaptığı şu konuşmayı aktarıyor: "Yoksa Türk olmayan Müslümanlar, Türk'e hakikî kardeşliğini hissedemeyecek. Şimdi, bu kadar düşmanlara karşı yardımlaşma ve dayanışmaya muhtacız."

Ramazan Balcı, Bediüzzaman Said Nursî'nin 'Medresetüzzehra' adını verdiği üniversite için şu vasiyette bulunduğunu anlatıyor: "Ey üç yüz sene sonra gelenler! Şu kalenin başında bir medrese-i Nuriye çiçeğini yapınız. Cismen dirilmemiş, fakat ruhen bâki ve geniş bir heyette yaşayan Medresetüzzehra'yı cismanî bir surette bina ediniz."

Said Nursî'ye göre Medresetüzzehra'nın eğitim dili de Türkçe, Kürtçe ve Arapça olmalı. Böyle bir uygulamanın bölgeye nefes aldıracağı görüşünü belirten Balcı, Bediüzzaman'ın, "Kürtler için istikbalde müthiş bir darbeler hazırlanıyor, kalbim parçalanıyor." diye feryat ettiğini söylüyor.

Zaman

 

 

Afrika'da yeni bir Nur Cemaati keşfettik

e-Posta Yazdır PDF

Malawi Nur talebelerinin hizmet mektubundaki güzel haberler
Esselâmü aleyküm !

Muhterem ağabeylerimiz ve sevgili kardeşlerimiz.

Malawi’de dershaneyi açtıktan sonra buradan ilk mektubumuz olacak. Malawi halkı, Allah’ın izniyle açılan dershanemizi safây-ı kalple kabul edip hırz-ı cân etti, hâzâ min fadli Rabbi. Önce Kurban faaliyetleri vesilesiyle tanıştığımız bazı cami heyetleriyle ve cemaat gruplarıyla dersler yaptık. Ve bu derslerimizin ve ziyaretlerimizin düzenli olacağını ifade ettik. Onlardan da; “bizim için gelseniz de olur, gelmeseniz de” gibi bir tavır bekledik. Evimize döndükten birkaç gün sonra telefonla arayıp hal-hatırımızı sordular. "Tekrar ne zaman geleceksiniz, sizi gene bekliyoruz" diye iştiyak izhar ettiler. Bu da bizim için şevke vesile oldu. Fakat memlekette petrol problemi bazen bu ziyaretlerimizi aksatmaya sebep olsa da, biz onlara kitapları kendilerinin okumalarını, ve zaman zaman bir araya gelip ders yapmalarını tavsiye ettik. Öyle yaptıklarını haber alıyoruz. Biz de imkan nisbetinde onlara iştirak ediyoruz.

BU KİTAPLAR BAŞKA KİTAPLARA BENZEMİYOR

Burada bize hizmetlerimizde yardımcı olan rehberimiz Abdülmecit Abiyle beraber 3 okulu ziyaret ettik. Türkiye’den getirdiğimiz kitaplarımızdan bahsettik. Öğrencilere İslam ve iman ile alakalı faydalı dersler verebileceğimizi ifade ettik. Okul idaresi güzel karşıladı, memnun oldu. Bir program dahilinde bu okullarda ders yapmaya başladık. Fakat buradaki halkın yaygın olarak kullandığı lisan Çeçova dili. Bizim mutlaka bu dilde de kitaplarımız olması ihtiyacını hissettik. Bize yaşlı mübarek bir şeyhi tavsiye ettiler. Başta Kur’an-ı Kerimi ve çok dini kitapları Çeçova diline tercüme eden bu zata tercüme etmesi için Küçük Sözleri gönderdik. Ve bu kitabın tercümesini bitirdi. Telefonlarda bize ifadesi: “Ben bugüne kadar çok kitaplar tercüme ettim ama bu kitap başka kitaplara benzemiyor, beni çok etkiledi. İslamiyeti derinliklerimde hissettim. Gelin tanışalım, beraber hizmet edelim” oldu.

Üstadımızın 10. Lem’ada :”Bu hizmet-i kudsiyenin kerameti üç nevidir. Birinci nevi: O hizmeti ihzar etmek ve hadimlerini o hizmete sevketmek“, ifadelerini hatırladık, Cenab-ı Hak’ka şükrettik. Bu şeyhi daha sonra Türkiye’den gelen Abdullah ve Alparslan ağabeylerle beraber ziyaret ettik, tanıştık. Şimdi de ihlas ve uhuvvet risalelerini tercümeye başladı.

80 KİŞİ MÜSLÜMAN OLMAK İSTİYOR

Bu arada kurban faaliyetlerinde tanıştığımız ve irtibat halinde olduğumuz bir cemaatten bir telefon aldık. Bir köyün yarısı, yani 80 kişi kadar bir grubun Müslüman olmak istediklerini, ne yapmak gerektiğini sordular. Biz de öncelikle oradaki şeyhlerle istişare edip Kur’an-ı Kerim ve manevi tefsiri olan Risale-i Nur okutmalarını ve bazı fıkhi bilgileri öğretmelerini tavsiye ettik. İçlerinden 30 kişiye de daha güzel istifade edebilecekleri başka bir şehirdeki şeyhin yanına 2 haftalık bir programa gönderdik. Önümüzdeki hafta bu kardeşlerimizin isim değiştirme merasimleri olacak Abdullah ve Alparslan ağabeylerle beraber yanlarına gideceğiz. Videoya çekip size de göndereceğiz. Koyacağımız ilk isim de Muhammed Said olacak İnşaallah.

BİZ DE NUR CEMAATİYİZ

Bu arada Abdülmecit Abiyle hapishane hizmeti başlatmakta arzu ediyoruz. Dua edin Cenab-ı Hak muvaffak etsin. Buranın hapishaneleri de Medrese-i Yusufiye olsun.
Kotakota şehrine derse gittiğimizde yeni bir cemaatle tanıştık. Cemaatin ismi “Nur Cemaati"ymiş.” Fakat Nurlardan haberleri yok. "Biz de Nur Cemaatiyiz" dedik ve onlara Nurları verdik, dersler yaptık. Son derece memnun oldular ve bizi her zaman derse bekliyorlar.

CAMİLERDE YAPILAN DERSLER

Salima ve Kotakota şehirlerindeki derslerimizde en azından 20-30 kişi iştirak ediyor. Derslerimiz camilerde oluyor. Namaz kılıyoruz, gelen cemaatle tanışıyoruz. Şeyhler Çeçova diline tercüme ediyor. Dersten sonra cemaate götürdüğümüz ikramları takdim ediyoruz. Ve onlarla okunan ders hususunda sohbet ediyoruz. Ne anladıklarını soruyoruz. Aldığımız cevaplar bizi memnun ediyor. Ve diyoruz; bu kitapları Afrika’nın bu mütevazi insanları bile anladıktan sonra herkes anlar. Demek Risale-i Nurlar anlaşılabilir eserlermiş Elhamdülillah.

Buraya ilk geldiğimiz günlerde tanıştığımız bir Hıristiyan dostumuz vardı. Zaman zaman bizi arar yanımıza gelmek isterdi. Biz de Salima’ya derse giderken beraber gidelim dedik. 3 hristiyan beraber geldiler. Yolda biryerde mola verdik, bir şeyler yedik. Salima’ya varınca camide namaz için "mecbur muyuz" dediler. Biz "dinimizde zorlama yok, siz bizim dostumuzsunuz. Girmeseniz de dostluğumuz azalmaz" dedik. İçlerinden birisi "ben de girip sizin gibi ibadet etmek istiyorum ne yapmalıyım" dedi. Biz de, "sen bizi taklit edersin" dedik. Dersten dönerken, "dininizi bana da öğretir misiniz" diye tekrar tekrar söyledi. Cenab-ı Hak inşallah hidayet nasip eder, islamiyetle müşerref olur, dua edin.
Burada çalışan Türklerle de Perşembe akşamları ders yapıyoruz.

MÜSLÜMANLAR KABA DEĞİLMİŞ

Dershanemizin bulunduğu sitenin tamamı Hıristiyan aileler. Yan komşumuz Kore'den gelmiş bir misyoner. Dershanemize davet ettik, geldiler. Biz de İsa aleyhisselâmı peygamber olarak tanıdığımızı, en az sizin kadar sevdiğimizi v.s. bahsettik. Evden çok memnun ayrıldılar. "Biz Müslümanların çok kaba insanlar olduklarını zannediyorduk, hiç de öyle değilmiş" dediler. Daha sonra onlar da bizi akşam yemeğine davet ettiler, icabet ettik.

Hasıl-ı kelam burada insanlar Risale-i Nurlara ve imana çok muhtaç. İnşaallah Nurlar onların da kalplerini Nur, gönüllerini Nur, yüzlerini Nur edecek, ülkeye bereket ve selamet getirecek diye ümit ve iman ediyoruz.

Umuma binler selam ediyoruz, dualarınızı bekliyoruz.
Esselâmü Aleyküm ve Rahmetullahi ve bereketühü
Malawi Nur talebeleri adına M.Salih Bayrakdar – Hasan Aras

www.NurNet.Org

 

 

Derin şüphe: Molla Said başkaldırır mı?

e-Posta Yazdır PDF
Başlık yine alışık olmadığımız bir üslupta oldu.




Kurulu düzen, aykırı düşünen herkesi kendi varlığı için tehlikeli görür ve onun etrafında derin şüpheler oluşturur. Bu devlet bünyesinde böyle olduğu gibi cemaat yapıları içinde de böyledir. Farklı düşünceyi zenginlik sayıp ileri sürülen fikirleri enine boyuna tartacak, yeni düşünceler geliştirmek, fikire fikir ile karşılık vermek yerine muhatabı küçümseme, ihanetle suçlama, devletin ya da cemaatin bütün imkanlarını kullanarak onu susturma, unutturma, yok sayma, kuşatma ve baskı altına alma gibi yöntemler kullanmak daha akıllıca gelir.
 

Tarihi bir hatanın tashihi

e-Posta Yazdır PDF
nursi_kalpak_kesit.jpgBEDİÜZZAMAN TOPTAŞI HASTAHANESİ’NE NİÇİN SEVK EDİLDİ?

Bilindiği gibi Üstad’ın ilk İstanbul hayatı bir parça hareketli ve hadisatlı geçmiştir. Bir çok çalışmaya konu olan bu dönem için henüz her şey söylenmiş değil. Bir yandan bilinmeyen yönler araştırılırken diğer yandan yanlış anlaşılan olayların tashihine de ihtiyaç duyulmakta.

Öteden beri Üstad’ın Toptaşı Hastanesine sevki konusunda bir yanlış anlamanın var olduğunu düşünürüm.

Osmanlı döneminde İstanbul her isteyenin elini kolunu sallayarak geldiği bir şehir değildi. Bir şehirden diğer bir şehre gitmek mülkî makamların iznine tabiydi. Mülkî amir uygun gördüğü şahıslara mürur tezkiresi denilen bir vesika verir. Şahıs bu vesika ile yolculuğuna devam ederdi.

Son Güncelleme ( Salı, 09 Ağustos 2011 10:29 )
 
Sayfa 1 > 15

Mail Listemize Abone Olun

Reklam

Duyurular

Reklam

Son Eklenenler

Reklam
Şuanda 82 konuk çevrimiçi

Son Yorumlar

  • DİL YARASI
    Hamid Kardeşim, Tavsiyeleriniz için teşe...
    20.05.12 12:43
    Yazan: Rafet KALYONCU
  • DİL YARASI
    Rafet Kardeşim, Önce millyetçilik nedir ...
    18.05.12 16:44
    Yazan: Hamid
  • Bediüzzaman’ın Duygu Seyirleri
    s.a. Maşallah üstadımızın bir vechi ve h...
    15.05.12 07:48
    Yazan: İbrahim TEZCAN
  • DİL YARASI
    Geçmişte Türkçülük adına ırkçılık yapanl...
    14.05.12 18:20
    Yazan: Rafet KALYONCU

Çok Okunanlar

free hit counter