Bismihu Sübhanehu
Esselamu aleyküm verahmetullahi ve berkatühü ebeden daima.
Müşfik ve muhterem pederim validem, sevgili kardeşlerim ve eniştelerim,
Evvela: Haydar’ın Üstadımız Bediüzzaman’a telgrafla yazdığı Ramazan-ı Şerif tebrikini Üstadımıza okudum. Buyurdular ki; “Haydar’ın peder validesi madem Zübeyir’i Rasale-i Nura vakıf etmişler, her sabah onlara dua ediyorum.”
Saniyen: Haydar kardaşım geçen Hazret-i Üstadımız ani olarak seni sordu; “Haydar’dan mektup alıyor musun?” dedi. Dedim alıyorum: “Risale-i Nura hizmet edemiyorum. Üstadımın şoförü olamadım. Fani dünya işlerine daldım.” Diye müteessirdir dedim. Buyurdular ki; “Evlendirmemişler mi?” Dedim; “Evlenmeye niyeti yoktu. Zaman eski zaman gibi olmadığı için fakat mecbur olmuş. Peder validesi için evlenmiş. Şefkatle buyurdu ki; “ALLAH mübarek etsin.” Ve; “Haydar olmasa idi seni gönderecektim. Senin hizmetine Haydar hissedardır.” buyurdu. Çok sevindim. Siz de çok memnun olacaksınız. Büyük Üstadımızın böyle demesi dünyalara bedeldir.
Şefkatli ve kıymetli babam,
Cenab-ı HAK senden ebediyen razı olsun. Cenab-ı HAK sana iman-ı kâmil versin. Ebedî saadet ve selameti ihsan eylesin. Amin.
Benim Bediüzzaman Hazretleri gibi bütün Müslümanların, bütün dünyanın; “Bediüzzaman eşi olmayan büyük bir zattır. Onun duasına çok muhtacız. Onun risalesi, Nur kitapları olmasa idi İslamiyet batacaktı. Bizleri gavurlar mahvedecekti.” dediği büyük bir zatın hizmetinde bulunmak şerefi ve büyük nimeti senin sayende olup ALLAH’ın size ve bana büyük bir lütfudur. Çünkü bir evladın hayırlı olması, babası atası sayesindedir. Sen beni şefkatle büyüttün. Terbiye ettin. Helal lokma yedirdin. Anam da senin helal kazancın sayesinde helal süd emdirdi. Herkes ihtikarla haram kazançlarla zengin olurken, sen haram ticarete tenezzül etmedin. İşte ben ancak böyle bir ata sayesinde Bediüzzaman Hazretleri gibi bütün cihanın alakadar olduğu büyük bir zatın hizmetine kabul edildim. Sen gibi öyle bir atanın sayesinde Risale-i Nur kitapları gibi milyonlarca Müslümanların, kadınların, erkeklerin sarıldığı aşkla merakla sevgiyle okuduğu, dinlediği ve iman kurtaran kitapları tanımak, okumak nasib oldu. Cenab-ı Hakka hadsiz şükürler olsun.
İşte sizin evladınız dünya yüzündeki bütün Müslümanların “Aman Üstadım bize dua et. Bizi talebeliğe kabul et.” Diye yalvardıkları bir zata hizmet ediyor. Sizin besleyip büyüttüğünüz evladınız üç beş kuruşluk fani menfaat peşinde vakit geçirmiyor. Sizin ebedi ahiret hayatınıza nurlar kazandıran büyük bir hizmette çalışıyor. Siz gibi mübarek bir peder validenin evladı; paşaların, valilerin, meb’usların elini ayağını öpmeye çalıştığı, hizmetkarı olmaya can attıkları, fakat onun kabul etmediği büyük ve eşi olmayan Bediüzzaman gibi bir zatın hizmetine kabul edilmiş.
Evet Mustafa Kemal Paşa gibi birisi Hazret-i Üstadı Meclise davet ederek büyük mevkiler, büyük maaşlar teklif etmiş, fakat o kabul etmeyerek reddetmiştir. “Namaz kılmayan haindir. Hainin hükmü merduttur.” Diye Büyük Millet Meclisinde söylemiş, bütün askeri kumandanlar, bütün mebuslar, onu alkışlarla karşılayarak ayağa kalkmışlardır.
Şimdi bütün dünya Hazret-i Üstaddan meded bekliyor. Bediüzzaman’ın dünyada benzeri yoktur. Müslümanların imanlarını kurtaran, dünyayı felaketlerden kitapları ile muhafaza eden o zattır.” Diye Hint’te, Çin’de, Mısır’da, Arabistan’da, her tarafta Risale-i Nur okunmaya başlanmıştır. Elbette böyle bir zatın hizmetinde olmak en büyük bir nimettir. En büyük bir şereftir. En büyük bir lütf-ı İlahidir.
Şimdi bana; “Sen bu hizmetten bir parça ayrıl, on bin lira sarı altın kazanacaksın gine gidersin.” deseler, beş para kadar ehemmiyet vermeyerek Üstadımızın hizmetinden bir saat bile ayrılmayacağım. “Aç kalacaksın, hapse atılacaksın. Sen Risale-i Nurdan, Üstaddan biraz uzak dur.” Deseler; “ALLAH bana kâfidir, dinsizlerden korkmuyorum.” deyip bir kat daha Risale-i Nura ve Üstadımıza sarılacağım.
Sizlere büyük müjdeler veriyorum. Artık dinsizler tam mağlup oldu. Bütün mahkemeler beraat verdi. Şimdi Risale-i Nur Ankara’da matbaada basılıyor. Şimdi Adnan Menderes gibi hükumetin dine taraftar büyük adamları; “Biz Üstadın duasına dayanıyoruz.” diyorlar. Risale-i Nurun yayılmasına hizmet ediyorlar. Üstadın ziyaretine çokları gelmek istiyor. Fakat Üstad; “Risale-i Nuru okuyan benimle görüşmüş olur. Risale-i Nuru okusunlar.” diyor. Kabul etmiyor. Artık korku filan kalmadı. Merak etmeyiniz.
Bütün millet Risale-i Nura koşuşuyor. Risale-i Nur bütün ellerde, kadını erkeği, okuyor dinliyor. İman ve İslamiyet dersi alarak imanlarını kurtarmaya çalışıyor. Şimdi milyonlarca Nur Talebesi bayram yapıyor. Daha çok büyük bayram günleri gelecektir. Bütün Müslümanların parlak istikbale kavuşmaları yaklaşmaktadır. Cenab-ı Hakka hadsiz şükürler olsun. Cümlenize binler selam ederim.
Zübeyir




Kaynak: İbrahim Kaygusuz'un arşivinden





