Şu An Buradasınız: Anasayfa RİNAM Mektup, Hatıra ve Belgeler Mü’cizâtü’l-Kur’an Hakkında Bakanlar Kururlu Kararı ile İçişleri Bakanlığının Yazısını ve Diyanet Raporunu İhtiva Eden Ekleri

Risale Akademi

Mü’cizâtü’l-Kur’an Hakkında Bakanlar Kururlu Kararı ile İçişleri Bakanlığının Yazısını ve Diyanet Raporunu İhtiva Eden Ekleri

e-Posta Yazdır PDF

KARAR SURETİ

TC
BAŞBAKANLIK
MUAMELAT UMUM MÜDÜRLÜĞÜ
Kararlar Müdürlüğü
Karar Sayısı
3/6707

Said-i Kürdi tarafından yazılıp Arap harfleri ile teksir edilmiş olan “Mü’cizâtü’l-Kur’an” adlı kitabın dağıtılmasının yasak edilmesi ve mevcutlarının toplattırılması; İçişleri Bakanlığının 7/11/1947 tarihli ve 13311/22/63663 sayılı yazısı üzerine, 1881 sayılı Kanunun, 2657 sayılı Kanunla değiştirilen 51’inci maddesine göre, Bakanlar Kurulunun 11/12/1947 tarihli toplantısında kararlaştırılmıştır.

Cumhurbaşkanı
İsmet İnönü

Başbakan 
H.   SAKA                               
Devlet Bakanı
Başb. Yrd.
F. A. BARUTÇU                      

Devlet Bakanı
M. A. RENDA                       

Adalet Bakanı
Ş. DEVRİN                                

Milli Savunma Bakanı
M. BİRSEL

İçişler Bakanı
M. H. GÖLE 
Dışişleri Bakanı
N. SADAK 
Maliye Bakanı
H. N. KEŞMİR
Milli eğitim Bakanı
R. Ş. SİRER
Bayındırlık Bakanı
K. GÜLEK 
Ekonomi Bakanı
C. EKİN 
Sa. ve So. Y. Bakanı
Dr. B. UZ 
Gümrük ve Tekel Bakanı
Ş. ADALAN
Tarım Bakanı
T. COŞKAN 
Ulaştırma Bakanı
Ş.  KOÇAK 
Ticaret Bakanı
M. N. GÜNDÜZALP 
Çalışma Bakanı
T.B.BALTA                                                                                                                                                                     
 



Aslı Gibidir.
Mühür

TC
BAŞBAKANLIK
BASIN VE YAYIN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ                                           
Dairesi: İç.Y.
Özel Sayısı:
Genel Sayısı: 7936/9080

Ankara: 8.12.1947

Özet: Said-i Kürdi tarafından yazılan bir kitabın toplatılması.

Ek: 2  
1 Rapor
1 Kitap

BAŞBAKANLIK YÜKSEK KATINA

Said-i Kürdi tarafından yazılan “Mü’cizâtü’l-Kur’an” adlı kitabın Diyanet İşleri Başkanlığınca tedkik edilerek ilmi bir kıymet taşımadığının ve hurafelere dayandığının bildirilmesi ve eski harflerle yazılmış olması sebebiyle toplatılması hususunda Bakanlar Kurulu Kararı alınmasının uygun olacağına dair İçişleri Bakanlığından Yüksek Makamlarına sunulan 7.11.1947 tarih ve 63663 sayılı yazının bir örneği ile adı geçen kitap ilişik olarak takdim kılınmıştır.

Yukarıda arz olunan sebepler dolayısıyla mezkur kitabın ve teksir edilmiş kopyalarının toplatılması, satışının ve dağıtımının yasak edilmesi hususunda gerekli Bakanlar Kurulu Kararı alınmasını yüksek tensiplerine üstün saygılarımla arz ederim.

Genel Müdür
Nedim Veysel İlkin
İmza


Bak. Kur.
8.12.1947


Kararlar Müd.
12/12

3280    14    52-58

 

 

 

ÖRNEK

TC
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
Emniyet Genel Müdürlüğü
Ş: 1. 13311-22/63663

Özet: Said-i Kürdi tarafından yazıldığı anlaşılan “Mü’cizâtü’l-Kur’an” adlı kitabın satışının yasak edilmesi Hk:

BAŞBAKANLIK YÜKSEK MAKAMINA

Doğudan nakledilen kimselerden olup şimdi Afyon’un Emirdağ ilçesinde oturan Said-i Kürdi’nin yazdığı (741) sahifeden ibaret (Mü’cizâtü’l-Kur’an) adlı kitabın Arap harfleri ile ve teksir makinesiyle çoğaltılarak her tarafa dağıtıldığı görülmektedir.

Dini mahiyette yazıları taşıması bakımından incelenmek üzere Diyanet İşleri Başkanlığına gönderilen bu kitabın, ilmi bir kıymet taşımadığı ve hurafelere dayanan bilgileri kapsadığı alınan cevaptan anlaşılmıştır.

Bu kabil kitapların hakiki din ve ilim adamları indinde bir değeri yoksa da cahil ve mutaassıp halk arasında kendisini büyük bir din adamı olarak tanıtmış olan Said-i Kürdi’nin her yazısı bir metâ gibi elden ele dolaştırılmaktadır.

İmparatorluk devrinden başlayarak Cumhuriyete kadar entrikalı bir hayat süren ve tahsilini İstanbul’da yapmış olup bir süre Daru’l-Hikmetü’l-İslamiyye üyeliğinde bulunmuş olan ve mütareke yıllarında Kürt Teali Cemiyeti kurucuları meyanında yer alan ve nihayet Şeyh Said olayı ile ilgisinden ötürü doğudan kaldırılan Said-i Kürdi, cahil ve mutaassıp halkın din konusundaki zaafından faydalanmak suretiyle gayelerine ulaşmak yolunu tutmuş ve az çok başarı sağlamıştır.

Kendisi müritlerinin pek çok olduğunu işaa etmekte ve yakın adamları da bu yolda propaganda yapmaktadır.

Bununla beraber Said-i Kürdi’nin birçok yerlerde taraftarları olduğu yayınladığı risalelerin derhal çoğaltılıp etrafa dağıtıldığı, bu yüzden muhitinin günden güne genişlediği, müritlerinin kendisine kayıtsız şartsız bağlılık ve saygı gösterdikleri ve zamanın din ulusu ve peygamberi olarak tanıdıkları ve mucizeleri olduğuna inandıkları, bilhassa müteaddit defa mahkemeye verildiği halde hüküm giymemesini ve Risale-i Nur adlı risalelerinin girdiği yerlerde deprem olmamasını mucizat saydıkları hakkında dosyasında bilgi mevcuttur.

Said-i Kürdi ihtiyarlamış ve ateh getirmiş olmasına rağmen, dini konularda yazı yazmaya devam etmektedir. Yazılarında mana, mefhum, insicam ve irtibat olmamakla beraber cahil ve mutaassıp halk üzerindeki tesiri azımsanmayacak bir derecededir.

Bu bakımdan Said-i Kürdi’nin telif ettiği ve edeceği risale ve kitaplar tetkik edilerek zararlıları ayrılmaktadır.

İlişik olarak sunulan (Mü’cizâtü’l-Kur’an) adlı kitap, hem münderecatı, hem de 1353 Sayılı Kanuna aykırı olarak eski harflerle yazılmış olması bakımından toplattırılması Bakanlığımca uygun görülmektedir.

Keyfiyet yüksek tasviplerine iktiran ettiği takdirde gereken yasak kararının Bakanlar Kurulundan alınmasına müsaade buyrulmasını saygılarımla arz ve rica ederim.

İçişleri Bakanı
İmza

Aslının Aynıdır.
İmza

 

 

TC
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI
Yazı İşleri Müdürlüğü
Sayı: 792

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI YÜKSEK KATINA

Emniyet Genel Müdürlüğü Ş.1 B-1 19/4/947 gün ve 13311-22-9 sayılı yazınız ve ilişiği Said-i Kürdi tarafından yazılan “Mü’cizâtü’l-Kur’an” adlı eser Müşavere Kurulumuzca incelenerek bu yolda verilen kararın tasdikli bir örneği ile mezkur kitabın bağlı olarak sunulduğu saygı ile arz olunur.

Diyanet İşleri Başkanı
İmza

Aslının aynıdır.
13/12/947

 

 


TC
DİYANET İŞLERİ REİSLİĞİ
Müşavere K.
773/166

Said-i Kürdi tarafından yazıldığı ve İsparta’da bazı kimseler tarafından çoğaltılmaya çalışıldığı anlaşılan ve İsparta ilinden gönderilen (Mü’cizâtü’l-Kur’an) adlı eserin devrim ve rejim aleyhine matuf zararlı yazıları mana ve mefhum itibariyle de din ve tarikatla ilgili konuları ihtiva ettiği hakkında İçişleri Bakanlığından gelen Emniyet Genel Müdürlüğünün Ş.1. Müdürlüğünün dosya: 22/9-13311 numaralı ve 19/4/947 günlü yazısı ve bağlı kitap okundu:

Kitap beyaz yazı kağıdı üzerinde siyah mürekkeple ve kısmen kırmızı boya ile yazılmış yedi yüz kırk bir sahifelik ciltsiz fakat formaları dikili “Mü’cizât-ı Kur’aniye risalesi ve zeyilleri” ve bir takım remiz, nükte, mektup ve işaretler, sözler, meseleler, haşiyeler, hakikatler başlıkları altında yazılmış bir risaleler mecmuasından ibarettir. Kitabı istinsah eden şahsın kim olduğu belli değildir. Şu kadar ki, cahil bir adam olduğu kitabın başına yazılan âyetteki yanlışlıklardan anlaşılmaktadır. Said-i Kürdi’nin takrirlerini zabt ile ilk müsvedde ve temyizleri yapanlar Süleyman, Mehmet Tevfik, Hafız Halit ve Abdullah Çavuş adındaki şahıslardır. (S. 231)

Kitabın asıl müellifi Said Nursi’ye gelince; bu zat kitabın muhtelif yerlerinde ezcümle baş tarafa yazdığı mukaddimede; “Kur’an nedir? Tarifi nasıldır?” sorusuna verdiği cevapta ve 28’inci sahifede yazdığı Arapça ibarelerde ilmî bir vukuf ve kudret göstermekle beraber kitaptaki söz başlarına 29’uncu Mektubun 8’inci Kısmının İkinci Remzi 547, Üçüncü Remzin Üçüncü Nükte-yi Kenziye Birinci Numune 541, 19’uncu Mektubun 18’inci İşareti Birinci Nükte 473, Onbirinci Şua olan Meyve Risalesinin Onuncu Meselesi Emirdağ Çiçeği, 947, İkinci Şuanın İkinci Meselesinin Hatimesi 426, Meyvenin İkinci Meselesinin Haşiyesinin bir lahikası 421 diye serlevhalar yazması bu zatın normal bir dimağa sahip olmadığını göstermektedir. Nitekim bu yazılardan hemen çoğunluğu ile cifir ve ebcet hesaplarına, tevafuklara ve işaretlere dayanarak bazı remzî manalar çıkarmak istemesi bunu teyit etmektedir. Cifir ve ebcet hesabı hurafelerden ve dinde batıl sayılan ulum-ı hafiyedendir. Bunların ve hatta kelimelerden sırrî ve remzî manalar çıkararak sûfiyâne izah ve tefsirlerin ilmi ve dini hiçbir kıymeti yoktur. Eslaftan Muhiddin-i Arabi gibi bazı zevat harflerden, hesaplardan ve sırrî manalardan istifade ederek bir çok eserler yazmışlar ve yayınlamışlardır. Mevzubahis eser bu makuleye idhal edilebilir. Eserde görülen sufiyane eda ve tarikatçılıkla ilgili ifadeler bu neviden olup bir tarikat ve ayin icra veya tesis gibi bir mana veya gizli bir topluluk teşkili gibi bir gaye ifade etmemektedir. Kitabın birinci sahifesinden 22’inci sahifeye kadar olan mektup; kitaba karşı bir methiye olarak yazılmıştır. Mektubu yazan Hasan Feyzi’nin ölü olduğu yine Risalenin Mukaddimesinde yazılıdır.

S. 416-426’da Felak suresinden  ebcet hesabıyla çıkardığı âmiyâne manalar; “İndî istihraçlardan ibaret olup dini ve ilmi hiçbir kıymeti yoktur.” demektedir.430’uncu sahifede “Muannit bir zındık” diye bahsettiği; “Kur’an tercüme edilsin de ne mal olduğu anlaşılsın.” Sözünden; “Kur’an’ın İç Yüzü veya Kur’an Hoş Destandan Öz Türkçe Amme Cüzü”, İstanbul, Akın Basımevi, 1937, adlı eser yazan Ahmet Hayyad adlı şahsı kastetmiş olmalıdır. Bu şahıs gerçekten zındık ve milli mücadelede Yunanlılarla birleşmiş vatansız bir Suriyeli olup her nasılsa buraya sokulmuş ve lise öğretmeni olmuş ve ahiren ölmüştür. Eserin diğer bazı yerlerinde müellifin şahsi kanaatine göre bazı mütalaalar yürütmüş olduğu görülmektedir. Bunlar bazı neşriyatta görülen münakaşalı mevzular mahiyetinde felsefe, kelam ve tasavvuf meselelerinden olup yazıların siyak ve sibakında siyasetçilik ve tarikatçılık fikir ve hareketlerinin takip edildiği görülmemektedir. Bu yazıların bazı yerlerinde görülen, Denizli mahpushanesinde ve diğer hapishanelerde geçirilmiş hapis hayatından bâhis ve ondan mütevellit muzdarip ifadeler, mesikunleh’leri içinde alınırsa daha ziyade kendi hadleri içinde mütalaa edilmiş ve büyütülmemiş olurlar.

Tarikatçılık karşısında ve dini siyasete alet etmemek bahsinde gösterilen hassasiyet takdire layıktır. Bununla beraber bahis mevzuu eser ilmi bir metod ile incelenince varılacak sonuç; bu eserin dini mahiyette olduğudur.

Keyfiyetin yüksek Başkanlığa arzına karar verildi.
12/6/947

Aza                        Aza               Aza               Aza
Y. Yörükan            K.Burslan     H.Erdem       O.Ozker

Uygundur.
Başkan
A. H. Akseki

Benzerinin aynıdır.
17/6/947
Diyanet işleri resmi mührü

Suretinin aynıdır.
13/12/947
imza

 

İlgili belgeyi görmek için tıklayınız.

http://www.risaleakademi.com/arastirma-projeleri/mektup-hatra-ve-belgeler/368-mucizatuel-kuran-25-soez-hakknda-diyanet-leri-bakanlnn-vermi-olduu-rapor-12061947

Son Güncelleme ( Cumartesi, 03 Ekim 2009 17:07 )  

Yorumlar  

 
# İhsan 2009-09-15 01:14 o yazıları yazan insanlar muhtemeldir hiç biri dünyada yoktur. hepsi olmüş gitmişler. öyle tahmin ediyorum ki başka günahları olmasa bile şu teklif yazılarında yazılanlar onlara milyon sene yeter artar bile.
selamlar
Cevap | Alıntı | Alıntı
 

Yorum ekle

Bediüzzaman Hazretleri gibi, yazarın hakkını teslim ederek kibarca eleştiri yapılmasını rica ederiz.


Güvenlik kodu
Yenile

Mail Listemize Abone Olun

Reklam

Duyurular

Reklam

Son Eklenenler

Reklam
Şuanda 100 konuk çevrimiçi

Son Yorumlar

  • DİL YARASI
    Hamid Kardeşim, Tavsiyeleriniz için teşe...
    20.05.12 12:43
    Yazan: Rafet KALYONCU
  • DİL YARASI
    Rafet Kardeşim, Önce millyetçilik nedir ...
    18.05.12 16:44
    Yazan: Hamid
  • Bediüzzaman’ın Duygu Seyirleri
    s.a. Maşallah üstadımızın bir vechi ve h...
    15.05.12 07:48
    Yazan: İbrahim TEZCAN
  • DİL YARASI
    Geçmişte Türkçülük adına ırkçılık yapanl...
    14.05.12 18:20
    Yazan: Rafet KALYONCU

Çok Okunanlar

free hit counter