Bir Müslüman’ın temel en önemli vazifesi kendi imanını kurtarıp; başkalarının imanının kuvvetlenmesine yardım olduğuna göre, iyiliği emredip kötülüğü men etmesi bir hayat biçimidir. Bunu da Risale-İ Nur usulü, mantığı ve üslubu ile yapmak.
Her yaşta, her meslekte, her ortamda, her fırsatta iman hizmeti yapılabilir. Bunları daha detaylandırmak, pratik hayattaki açılımlarını örneklendirecek olursak;
İş sahibi, işçi, memur, esnaf, öğrenci, ev hanımı…
Risale-i Nur Hizmeti ve Eğitimi sabit mekânda veya hayatın içinde hareket halinde olabilir. “Kendimi yetiştireyim hizmet edeyim” demek yerine; bildiğini bildiği kadar paylaşmak, Risale-i Nur’da mana, mantık, hedef esas olup; şeklin hizmete, zamana, zemine bağlı olarak farklılığı olagelmiştir.
Risale-i Nur’un Eğitimini ve Hizmetini temel noktada 3 ana başlık halinde toplayacak olursak:
A) EĞİTİM B) İSTİŞARE C)İRTİBAT diyebiliriz.
Bu üç başlık birbirinden ayrı olmaz; tek başına eksik olur. Risale-i Nur eğitimi ve hizmeti Nefis Dairesi’nden Esma Dairesi’ne kadar birbirine bağlı, birbirinin içinde oluşmaktadır.
21. Yüzyıl toplumlarının ve insanın ihtiyaç duyduğu bilgi ve beceriler ile öğrencilerin okulda öğrendikleri bilgi ve beceriler arasındaki boşluk gittikçe büyümektedir
21. Yüzyıl öğrenme çerçevesi nedir?
21. Yüzyıl bilgi ve becerilerini dikkate alarak, Risale-i Nur’un öğrenme, öğretme ve öğrenileni yaşama geçirme becerilerini toplumun ortak vizyonunu haline getirmektir.
21. Yüzyıl Risale-i Nur talebesinin becerileri neler olmalıdır?
İş hayatında ve özel hayatta, 21. yüzyılın bilgi, beceri ve uzmanlık alanlarında yeterliliğe sahip bir model olmasıdır.
Yaşam ve Kariyer Becerileri
Öğrenme ve Yenilikçilik becerileri
21. Yüzyıl öğrenme alanları-konuları
Bilgi, Medya ve Teknoloji okuryazarlığı becerileri
Giriş Risale-i Nur asrın tefsiri. Günümüz insanının günümüz ihtiyaçlarına çözüm sağladığı bir tefsir. Bediüzzaman eserlerinde çocuklara ayrı bir değer vermiş. “Risale-i Nur’un fıtraten ve zamanın vaziyetine göre talebesi olacak, başta, masum çocuklardır.” diyerek Risale-i Nur’a ilk muhatap tutulacakların çocuklar olacağını vurgulamıştır. Masum çocuklara verilecek eğitimin de ona göre düzenlenmesi kaçınılmazdır. Bediüzzaman’ın, çocuklara verdiği değer kadar onların eğitimine de önem vermiştir. Bu çalışmamız da 6-11 yaş çocuk grubu ele alınmış ve Risale- Nur’un bu yaş grubuna nasıl verileceği üzerinde bazı çıkarımlarda bulunulmuştur. İlk önce genel literatürden 6-11 yaş çocuklarının zihinsel, duygusal ve toplumsal gelişim özellikleri ele alınmış, daha sonra Risale-i Nur’un satır arlarından çocukların hangi özelliklere sahip olduğu çıkarılmıştır. Bu saptamalardan sonra bu yaş grubu çocuklara Risale-i Nur’un nasıl verilmesi gerektiği üzerinde bazı önerilerde bulunulmuştur.
Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin sahabe hayatında Erkam’ın evi olarak bilinen bekar sahabelerin hem ikamet hem bir araya gelme, irtibat, istişare, dayanışma, eğitim, öğrenme, uygulama gibi çok amaçlı bir çekirdek müessesedir.
İman dersini alıp imanın hayata hayat olduğu bir yer. Müessese, ev, okul, her şey.
2.Enformel eğitim sistemi olarak Dershane-i Nuriye (Medrese-i Nuriye) Bediüzzaman’dan günümüze hangi fonksiyonları yerine getirmektedir?
Açıköğretim veya yaygın eğitim kurumları gibi hiçbir modelle tanımlanamaz. Risale-i Nur medreseleri hiç örneği kopyası olmayan özgün bir modeldir. Bir eğitim kurumu bireyin hayata hazırlanması için mânevi ve âhlâki donanım olarak ne kazanması gerekiyorsa en etkin bir şekilde kazanılan bir ortamdır, iklimdir, müessesedir. Hocası hiç kimse veya herkesin olduğu yaygın eğitim. Yaşayarak, yaparak öğrenme. Eğitim ve öğretimin hayata uyarlaması olan laboratuarı hayatın gerçeği olan bir interaktif eğitim süreci
3.Yetiştiğiniz dönemi de göz önüne alarak, Dershane-i Nuriye (Medrese-i Nuriye) uygulamasının güçlü ve zayıf yönleri neler olmuştur; çözüm önerileriniz nelerdir?
1. Risale-i Nur Eğitim Çalıştayı Tebliğidir. Tespit Eğitim tarihine baktığımızda özellikle sanayi devriminden sonra artan nüfus ve bu nüfusun fabrikasyon eğitime tabi tutulması sonucu çözüm kaynağı olan eğitimin başlı başına bir problem haline geldiği görülmektedir.
Bu konuda örnekleri Batının artık yeni tarih yazıcılığını üstlenen sinemada bol bol görmekteyiz.
Bol miktardaki çeteli ya da zayıf öğrenciyi sistemin dışına çıkarak başarıya ulaştıran öğretmenlerin hikayesine yönelik filmler dışında 1999’da iki öğrenci tarafından gerçekleştirilmiş Columbine Lisesi Katliamını anlatan Gus Van Sant’ın Fil ( Elephant, 2003 Cannes Film Festivali, “Altın Palmiye” ve “En İyi Yönetmen” ödülü) bir İngiliz deyimi olan “Elephant in the room”’dan gelir. Bu deyim, büyük bir problemin görmezden gelinmesi, ötelenmesi anlamına gelmektedir. Ya da öğrenci-öğretmen odaklı oskarlı ‘Can Dostum’ olsun ya da sistemin baskıcılığına meydan okuyan ‘Ölü Ozanlar Derneği’ olsun tüm bu filmler ve eserler bize batı dünyasındaki eğitim alanında sıkıntıyı anlatırken Fransızlara 21 yıl aradan sonra Cannes film festivalinde hasretle bekledikleri Altın Palmiyeyi kazandıran THE CLASS(Entre Les Murs / Duvarlar Arasında) tarihi bir itiraf olarak çıktı geldi.