Şu An Buradasınız: Anasayfa RİNYAY Tebliğler Münazarat Ekseninde Milliyet Fikri ve Demokrasi Konferansı

Risale Akademi

Münazarat Ekseninde Milliyet Fikri ve Demokrasi

AYRIŞMA VE BÖLÜNME

e-Posta Yazdır PDF
Münazarat Ekseninde Milliyet Fikri ve Demokrasi Konferansı tebliğidir.

Yakînim var ki, istikbâl semâvâtı, zemin-i Asya
Bâhem olur teslim yed-i beyzâ-i İslâm’a.
Bediüzzaman
 
Asırlarca birlikte içiçe bir ve beraber yaşayan iki kavim nasıl oldu da giderek bölünmeye doğru gitmektedir? Beraber huzur güven ve mutluluk içinde nasıl yaşandı ve sonra ne oldu da bu birlik beraberlik bozulmaya başladı. Bu gidişatta kim fayda kim zarar görmektedir. Bölünme vaki olsa kim ne fayda elde edecek? Hangi amacına varacak?
Son Güncelleme ( Pazar, 20 Kasım 2011 21:48 )
 

Medreselerin Çöküşü, Mektepler ve Bediüzzaman'ın Çözüm Önerileri

e-Posta Yazdır PDF


Münazarat Ekseninde Milliyet Fikri ve Demokrasi Konferansı tebliğidir.



19. yüzyıla gelindiğinde kocaman bir dünya kıtası ile bir devletin geleceğinin tamamen iç içe girdiğini birine olan etkinin diğerini otomatikman etkileyeceğini söylemek herhalde yanlış olmaz. Bunlar Asya kıtası ve Osmanlı Devleti. İkisi de eski güçlerini kaybetmelerine paralel olarak aç sırtlanların iştihanı kabartmakta ve her türlü saldırılarına açık hale gelmişlerdir. Sözde medenileşmiş Avrupa ve ABD’nin sömürgeci yüzünün günümüzde Irak, Filistin, Afganistan, Libya, Mısır… Vs. yerlerde tezahürünü hatıra getirdiğimizde, geçmişte yapılanlar daha iyi tahmin edilebilir.
Son Güncelleme ( Pazar, 20 Kasım 2011 22:01 )
 

Said-i Kürdi'den Said Nursi'ye: Bediüzzaman ve Milliyet

e-Posta Yazdır PDF

Genelde Eski Said'in bazı eserleri özelde Münazarat bugün onları okuyanları şaşırtacak özellikler taşır. Mesela, Osmanlıcılık taraftarları, Kürt milliyetçileri, İslamcılar ve hatta Türk milliyetçileri onda kendi ideolojilerini destekleyecek argümanlar bulabilir. Bunun nedeni Münazarat gibi eserlerin eklektik olması ya da herkesi kucaklayabilmek için "politik" gayelerle yazılmış olması değil, bizim o eserleri okurkenki bakış açımızdır.




Münazarat (1911)  zihinsel bölünme yaşamamış bir insanın kaleminden çıkmıştır. Onun dimağında din ve milliyet aynı şeydir. O yüzden Kürt dediğinde Muhammed (asm) ümmetinin ağırlıkla Doğu Anadolu'da yaşayan kısmını kast eder. Kürtlük ya da Türklük bağımsız bir varlık alanı değil, ancak İslam milliyetinin farklı renklerdeki tezahürüdür. Onun Münazarat'ın yazılmasından bir kaç ay sonra Rumeli'ye yaptığı tren yolculuğu sırasında öğretmenlerle girdiği bir başka "münazarat" aslında bizim yaşadığımız zihinsel bölünmeden haber verir.
 

MÜNAZARAT EKSENİNDE MİLLİYET FİKRİ VE DEMOKRASİ SORULARINA CEVAPLAR

e-Posta Yazdır PDF


Münazarat Ekseninde Milliyet Fikri ve Demokrasi Konferansı tebliğidir.
1.Bediuzzaman, Münazarat isimli eserini “Azametli Bahtsız Bir Kıt’anın, Şanlı Tali’siz Bir Devletin, Değerli Sahipsiz Bir Kavmin Reçetesi” olarak tanımlıyor. Bu tanımlama yapıldığı dönem ve günümüz açısından nasıl yorumlanabilir? Bediuzzaman’ın Münazarat’ı “Ekrad Reçetesi” olarak adlandırması, güncel bir Münazarat okumasının bize Kürt sorununun çözüm haritasını ihtiva ettiğini söyleme imkanı verir mi? Nasıl?

1. Merhum üstadın Münazarat’ı yazdığı zamanla, günümüzde “Kürt Sorunu” olarak nitelediğiniz zaman arasında çok büyük farklar var. Üstat için Kürt’lerin en büyük sorunu eğitim ve bundan kaynaklanan cehalet, işsizlik, ihtilaf ve geri kalmışlıktı. Daha doğrusu, medreselerde öğretilen geleneksel eğitimin ruhsuzluğu ve semeresizliği yanında modern mekteplerde verilen çağdaş eğitimden mahrumiyetleri idi. Geleneksel medrese eğitiminin genelde Osmanlı Müslüman toplumunun, özelde ise Kürtlerin sorunlarına çözüm üretemediğinin ve üretemeyeceğinin farkındaydı.  Bununla beraber, İstanbul’daki tecrübeleri, taklitçi bir çağdaş eğitimin de bu sorunları çözmeye yetmeyeceğini, dahası yeni sorunlar üreteceğini düşünüyordu. Geçen zaman bu ön görüyü haklı çıkarmıştır.

Son Güncelleme ( Perşembe, 10 Kasım 2011 21:48 )
 

KÜRTLER VE KÜRT MESELESİNE TARİHİ SÜREÇ İÇERİSİNDE GENEL BİR BAKIŞ

e-Posta Yazdır PDF

                                                                                              
             Münazarat Ekseninde Milliyet Fikri ve Demokrasi Konferansı tebliğidir.

              Kürtler, binlerce yıldan beri Mezopotamya topraklarında yaşamaya devam ediyorlar. Zengin ve verimli topraklara sahip olan bu bölge, hep başka insanların dikkatini çekmiş, iştahını celp etmiş ve saldırılarına maruz kalmıştır. Bu süre zarfında bölge onlarca medeniyete beşiklik yapmış, kanlı savaşlara sahne olmuştur. Dicle ve Fırat nehirleri arasında bulunan ve tarih boyunca milyonlarca insana hayat veren bu bölge, önemini her geçen gün artırarak günümüze kadar ulaşmıştır.
Kürtlerin, Müslüman olmadan önce büyük bir çoğunlukla Zerdüşt inancında oldukları bilinmektedir. Zerdüştlük dini, İran başta olmak üzere;  Irak, Afganistan, Pakistan ve Hindistan bölgesinde yaygın olarak mensupları olan bir dindi. Zerdüşt’ün bir Peygamber olduğunu iddia edenler olmuştur. Bunlara göre, bu din zamanla esas kimliğinde uzaklaşmış ve çevrede bulunan batıl bazı inançları bünyesine alarak farklı bir hüviyete bürünmüştür. İslamiyet, ortaya çıkmasıyla birlikte bu bölgede hızlı bir şekilde yayılmaya başlamış ve bunun neticesinde de Zerdüştlük dini gerilemiş ve neredeyse bitme noktasına gelmiştir.
Son Güncelleme ( Çarşamba, 04 Ocak 2012 10:38 )
 
Sayfa 1 > 5

Mail Listemize Abone Olun

Reklam

Duyurular

Reklam

Son Eklenenler

Reklam
Şuanda 70 konuk çevrimiçi

Son Yorumlar

  • DİL YARASI
    Hamid Kardeşim, Tavsiyeleriniz için teşe...
    20.05.12 12:43
    Yazan: Rafet KALYONCU
  • DİL YARASI
    Rafet Kardeşim, Önce millyetçilik nedir ...
    18.05.12 16:44
    Yazan: Hamid
  • Bediüzzaman’ın Duygu Seyirleri
    s.a. Maşallah üstadımızın bir vechi ve h...
    15.05.12 07:48
    Yazan: İbrahim TEZCAN
  • DİL YARASI
    Geçmişte Türkçülük adına ırkçılık yapanl...
    14.05.12 18:20
    Yazan: Rafet KALYONCU

Çok Okunanlar

free hit counter