Şu An Buradasınız: Anasayfa Yazarlar Bestami Çiftçi
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Arama

Risale Akademi

Bestami Çiftçi

Kırmızı Kitabı ben de yazdım

e-Posta Yazdır PDF
Zevkler ve renkler tartışılmaz.
Her insanın renk hobisi farklıdır; kimimiz maviyi sever, kimimiz kahverengiyi, kimimiz yeşili, kimimiz pembeyi severiz.
Giysilerimizi, evlerimizi hatta arabamızın rengini bile hobimize göre seçeriz.
Renk demek hayat demektir. Renk demek varlık demektir. Renk demek “tenevvü-ü esma” demektir.
Renkler içinde en renklisi ise kırmızıdır.
Her dilden, her dinden, her ırktan insanlar kırmızıyı özellikle severler. Türk’ü de, Kürdü de, Arap’ı da, Rus’u da, Japon’u da sever kırmızıyı.
Bayrağında kırmızı rengi olmayan ülke yok gibidir. Bizim bayrağımızın rengi de kırmızıdır.
Eski kitapların yer aldığı kütüphanelere gidin bakın, kitaplar genellikle kırmızı ciltlidir. Kırmızı kitap çok sevilir bizde; ha, unutmadan, kırmızı çay da.
Son Güncelleme ( Salı, 09 Şubat 2010 18:00 )
 

Her yeis iki ümid arasındadır

e-Posta Yazdır PDF

06 Aralık 2009 Pazar 07:58
Her gece iki gündüz; her yeis iki ümid arasındadır. Her darbe iki demokrasi; her zulüm iki masumiyet hali arasındadır. “Saadetten musibet; musibetten saadet çıkar” önermesi buna delildir.

İçimizdeki masumiyeti su-i istimal eden de yine içimizdeki barbar duygulardır. Sosyal hayatta ise içimizdeki itaatkâr vatandaşı kullanan, yine içimizdeki diktanın menhus ruhudur. “30. Söz: Ene ve Zerre Risalesi” ndeki konular bu iddiaları ispat eder. Sağını solunu fark edemeyen, neye düşman neye dost olacağını bilemeyen tefritte koşturan safdil ehl-i iman ise iki cerbezeci, karıştırıcı ve münafık güruh arasında sıkışıp kalmıştır.

Bunlardan biri Bediüzzaman’ın “Avrupa kâfir zalimleri” olarak nitelediği İkinci Avrupa’dır. Birinci Avrupa’yı temsil eden ve bugünkü AB’nin köklerini aldığı İsevi dininden uzaklaşıp insani değerleri tahrip eden, medeniyetleri yıkan, öldüren, kan döken ırkçı, cebbar ve mağrur ikinci Avrupa’dır.

 

“Bediüzzaman’ın ‘yaşlılar konseyi’ var mı?”

e-Posta Yazdır PDF

17 Aralık 2009 Perşembe 06:05











Aynı fikirleri ve aynı duyguları paylaşıp bir topluluk oluşturan her cemaatte, cemiyette, dernek veya vakıfta; kısacası dini-dünyevi amaçlar güden her grupta –grubun özelliğine göre- her yaştan insan bulunur.

Bu gruplar kendi hizmetlerinde zaman zaman genç-yaşlı çatışması da yaşayabilirler.

Gençler hızlı karar verip hızlı bir şekilde uygulamaya geçmek isterlerken; yaşlılar daha geç karar verip uygulamaya geçilmede gecikme yaşatabilirler.

Gençlerin getirdiği bazı öneriler yaşı ileri olanlarca reddedilebilirken, yaşlıların verdiği önergeler ise gençler tarafından çağın gerisinde kalmış olarak nitelendirilebilir.

Bu tür gizli – açık çatışmalarda, çatışma yönetimi iyi sağlanırsa alınan kararlar ve bu kararların uygulanmasında daha sağlıklı sonuçlar elde edilebilir.

 

Yarında Birlik

e-Posta Yazdır PDF

GİRİŞ

Sanayi Devrimiyle başlayan sancılı dönemlerin, insani değerlere meydan okuyan komünizmin çöküşüyle geride kaldığı ve geleceğin –göreceli- 130 yıllık döneminin, inanlık âlemi için yönetimde adalet, hukukta eşitlik, toplumda mutluluk kapılarının açılmasını getireceğini heyecanla bekliyoruz. Geçmiş asırların milletler ve dinler arasındaki çarpışmalarının, diyalog zemininde sevgi ve hoşgörü meclislerine dönüştüğü yüzyıla doğru adım adım yaklaşmaktayız. Küreselleşmenin yalnızca ekonomik boyutta değil, insani değerlerin hemen her boyutunda da etkin olduğu bir dönemin öncesindeyiz. İnsanın anlaşılması, insani değerlerin daha çok öne çıkması, sağlık, kalkınma, çevre bilinci ve demokrasinin toplumlar ve devletler düzeyinde gerçekleşmesi ve dünyanın bir “Mutluluk küresi” haline gelmesiyle, yüzyılımızı beşeriyet tarihinde “ikinci bir saadet asrı”nın başlangıcı olarak niteleyebiliriz.  

Söz konusu müjdelerin sahibi olan Bediüzzaman’a göre, birey odaklı sistem yaklaşımının sunduğu değerler; aslı İslam’ın olan, ancak değişik isimlerle global/evrensel değerler haline gelen fıtrat kanunlarından başkası değildir. Ona göre, “Mehasin-i medeniyet denilen emirler, şeriatın başka şekle çevrilmiş birer meselesidir.”(1) Bediüzzaman’a göre, heyecan yerine aklın; slogan yerine düşüncenin; duygusallık yerine akılcılığın ve her konusunu bilime tespit ettiren Kur’an hükümlerinin hâkim olacağı bir “yarın” olacak. Böylece bir çiftten üreyen ve farklı coğrafyalarda farklı isimler alarak türeyen insan nesli, yeniden aslına dönerek, aynı Allah’a inanan, ortak manevi değerleri olan bir dünya birliğine, evrensel birliğe yönelecektir.

 

Hapishaneler Okula Nasıl Çevrilir?

e-Posta Yazdır PDF

Bediüzzaman’a göre suçlular topluma nasıl kazanılır?

(Suçluların geri dönüşümü)

 

GİRİŞ

 

Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) ile Adalet Bakanlığı bir protokol (31.03.2001) ile “cezaevlerinin ıslahhane olmasına” karar vermişlerdi. Bu protokol ile yapılmak istenen problemi kökünden çözmek değil elbette. Bu ne DİB’in, ne de Adalet Bakanlığının işi. Bu iki teşkilata düşen de bu kadar. Köklü çözümün adresi, nesillerin kaderini belirleyen Milli Eğitim Bakanlığıdır.

 

70’ li yıllarda öğrendiğimiz bir slogan, bizi hapishane kelimesi ile tanıştırmıştı: “Her okul bir hapishane kapatır.” Hatta okulların dış cephelerine halkın görmesi ve okullara sahip çıkması için yazılırdı bu slogan...

Son Güncelleme ( Perşembe, 29 Ocak 2009 00:13 )
 

Duyurular

2015 Dünya Bediüzzaman Yılı

Sadık Yalsızuçanlar’dan bir Bediüzzaman Romanı : DEM

kitap

Yazarın Ağustos başında Timaş Yayınları’ndan çıkacak olan yeni romanı, Bediüzzaman hazretlerini konu alıyor. Dem adını taşıyan romanda Yalsızuçanlar, çocukluk ve ilkgençlik yıllarını, o dönem Malatya ve Hatay-Dörtyol’unu, Risale-i Nur eserlerini tanıyışını, ilk okumalarında yaşadıklarını, Bediüzzaman hazretlerinin eserlerini, hayatını ve tefekkür-irfan dünyasını çarpıcı bir üslupla yansıtıyor.

Risale-i Nur Projeleri Buluşuyor

Risale-i Nur ile ilgili geleceğe dair fikirlerinizi, düşüncelerinizi, projelerinizi, hayallerinizi ertelemeyin...


Teşrik-i mesai (birlikte çalışmak, işbirliği etmek bir işi beraber yapmak)
ve taksim-i a'mal (iş bölümü, işlerin paylaşılması) ile 3 iğneden 300 iğneye ulaşma sırrı...

Risale-i Nur ile ilgili geleceğe dair fikirlerinizi, düşüncelerinizi, projelerinizi, hayallerinizi ertelemeyin,

işte bu projelerinizi buluşturacak platform:

21 HAZİRAN EN UZUN GÜNDE, EN UZUN BERABERLİK

Risale-i Nur Durum Tespit Projesi

Risale-i Nur'un sistematik bütünlüğü hakkında durum tespiti yapma projesi, Risale-i Nur Durum Tespit Projesi... Detaylar için tıklayın!

Hakkımızda


Kuruluş Amacımız



Risale Akademisi, akademisyenler tarafından Kur’an'ın çağdaş yorumu olan Risale-i Nur’ların, günümüze bakan ve modern bilim tarifleriyle iman ilmini ispatlayan yaklaşımını, ilmi disiplinler bağlamında haritalamak, ortaya koymak ve günümüz insanı için anlaşılmasına yardımcı olmak, böylece yeni çalışmalara referans teşkil etmek amacıyla kurulmuştur.

ANA MENÜ

Çok Okunanlar

Son Eklenenler

Son Yorumlar

  • Said Nursi'yi Turan Dursun gib...
    Sana katılıyorum kardeşim. Said Nursi çağımızın muhteşem insanıydı,anlay abilene. Ama bazı şeylerin ...
    03.09.10 17:03
    Yazan: HAMAYİL ERDİNÇ
  • Said Nursi'yi Turan Dursun gib...
    Yıllarca alimlerimizi anlamaya çalıştık. Çok şükür bazı kesimler anlama yolunu seçerken, bazıları is...
    03.09.10 16:59
    Yazan: HAMAYİL ERDİNÇ
  • Nur Talebelerinin 12 Eylül ile...
    aslinda soylenecek cok soz olmasina ragmen size yerimiz olmadigi icin uzun uzun yazamiyorum.dilersen...
    01.09.10 08:57
    Yazan: bilal oznur
  • Nur Talebelerinin 12 Eylül ile...
    simdi hazreti ustadin demokratlarin basini oksamasinin bir tek nedeni vardir oda ehveni ser musluman...
    01.09.10 08:50
    Yazan: bilal oznur
  • Nur Talebelerinin 12 Eylül ile...
    simdi de gelelim yine celal bayar konusuna.hazreti ustad bayari sevmez ona bayur derdi.fakat mendere...
    01.09.10 08:49
    Yazan: bilal oznur

free hit counter