Şu An Buradasınız: Anasayfa YAZARLAR İSMAİL BERK
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Arama

Risale Akademi

İsmail Berk

Demokratik açılıma doğru

e-Posta Yazdır PDF

Demokratik açılım için söylenen, söylenecek ve söylenemeyecek o kadar çok konu ve yaklaşım var ki, bunları makul bir zeminde değerlendirmek ayrı bir muhakeme ve müzakere ister. Risale ikliminin  perspektifinde  bakmak ortak akılla ve hissiyattan uzak, hamasetten azade  bir idrak ve ihtisasla mümkün.

Öncelikle akıl sağlığı yerinde olup,  ruh iklimi uygun olanların çözümü beraberlikte ve farklılığı kabullenmekte arayanların buluşacağı doğru bir zemindeyiz.


Bu zemin; duymak istemediklerimizi duyacağımız bir zaman  olarak değerlendirebiliriz. Kendimizi merkeze koyup başkasını “tukaka” ettiğimiz dayatmacı alışkanlıklarımızdan kurtulma zamanı.

İşte tepkilerimiz ve öfkemiz, ezberimizin bozulmasına yönelikse bu hayra alamettir.


Tekli düşüncelerden, imtiyazlı tasarruflardan, başkası adına ve rağmına ferman buyurmaktan kurtarıyorsa bu müzakereler, yine sevindirici bir gelişmedir.

Elbette iki taraf var bu vadide biri merkezci, diğeri yerinde yönetime talip iki bakış ve görüş, biri dediğim dedik, diğeri ise ortak akla ve ahlaka inanan, biri kaynakları elinde tutan ve güç peşinde maddi ve manevi faydaya dönüştüren, diğeri ise amme hakkını tabana, herkese ve katılıma açmak isteyen, biri doğrularında ısrarcı ve çatışmacı, diğeri ihtiyaçları ve temel doğruları beraberce düşünen, biri dünün alışkanlığında kilitlenmiş, diğeri ise yarının ufkuna açılmak isteyen, biri statükocu ve bölünmüşlüğünü başkasının bölmesi olarak gören, diğeri iş bölümünün takım ruhu ile birleştirici cesaretini taşıyan, biri negatif, tepkisel, başkasını kötüleyen, çamurda yürüyen, diğeri batağı kurutmak isteyen, yol döşeyen ve eski köprünün ayaklarını tamir ederken yenileyen, biri “Tenkıs-ı gayr ile faziletini izhar” modunda ve düşman üretiyor, diğeri aksiyon ve ortak aklın üretimi…

 

Demokratikleşme Yolunda AB bize lazım mı?

e-Posta Yazdır PDF

28 Ağustos 2009 Cuma 02:06
Demokratik açılımlarla ilgili müzakerelerin/ tartışmaların/ münakaşaların/ kavgaların tamamen gündemi tuttuğu bir sürecin içindeyiz.

Bu süreçte dünkü hatalarımızı, bugünkü durumumuzu ve yarın için gerekli olan demokratikleşme, insan hakları adımlarını beraberce ortaya koyup bütün farklılıklarımızı, çatışma alanı değil müzakere zemini olarak görmeliyiz. Bu bağlamda AB süreci ve bugüne kadarki ev ödevlerimiz ve bundan sonraki yapmamız gerekenler yeterince ışık tutmaktadır.

AB müktesebatında ilerleyişimizin ve imparatorluk kültürüne uygun yaklaşımlarımızın göstergeleri olan, son dönemlerin farklı, hatta uç denebilecek konu, gündem ve tartışmaları, 1908 İkinci Meşrutiyetten bu yana çözülememiş alanlardır. Demokratik açılım, cumhuriyetle paranteze alınıp, 100 yıl sonra açılan konuların hatırlanmasından başka bir şey değildir.  Artık gerçek demokratikleşme gündemlerimizle yüz yüzeyiz.

 

Açılım hayatla barışmaktır, farklılığa alışmaktır

e-Posta Yazdır PDF

22 Ağustos 2009 Cumartesi 22:22

Hepimiz takdirin tecellileri ile yaşıyoruz. Hayatın sahibi Allah’tır. Çünkü Hayy O’dur. “Hayatı veren O’dur.”

Bazen istediğimizi yaşarız, kendimizi özne görme gafletine düşeriz. Sahipleniriz fiilimizi. Hâlbuki Fail-i Muhtar Allah’tır. Biz sadece isteriz, eğiliriz, yöneliriz, şartlara başvururuz. “O isterse ve hikmeti de iktiza ederse” kabul eder dualarımızı, ihtiyaçlarımızı ve arzularımızı.

Kaderin adaleti, bazen bizi haksızlığa maruz bırakır. Bir zalimin eliyle. Haliyle mazlum oluruz zalim karşısında. Masumiyetimiz, bir başka kusurun bedelini öder acımasızca imtihan olduğumuz demlerde ve dönemlerde.

Bazen de inayetin kolları altında korunurken daralırız. Bir yanlıştan, bir kısa gelecekten ve hazdan korunurcasına mağdur oluruz, mahcup ediliriz, dışlanırız, incitiliriz veya korkutuluruz, bir şiddete bir hiddete maruz kalırız.

 

Dörtlü Basamaklarda Yürümek

e-Posta Yazdır PDF

Ömür sermayesi, kum saati gibi akıyor. Bunun tersi/dönüşümü, ölümle başlayan berzah ve  sonrası ikinci dirilişle/haşirle mümkün olacak. Zamanın tik tak tik tak döngüsünde, uyarıcı ve akıcı anın/an-ı seyyal halleri, bir gidişin, bir akışın, bir yolculuğun habercileri.


Ömür denizinden  nehir suları gibi  hızlı akıp  toprağa inen/giden kaynağımız. Ya filizlenmeye vesile olacak şekilde bir çekirdeğe ulaşacak ve meyve olmaya kadar giden yeni bir yolculuğuna dönüşecek ya da toprağın berrak ve temiz olmayan sularından tükenip gidecek. Bir şartla ki, ikisi de  sonuçlarının ödülünü veya cezasını alacak.


Biz bir çekirdek gibiyiz. Ya çürüyüp gideceğiz. Ya da toprağa düşüp potansiyelimizi feda edip, varlığımızdan vazgeçip bir ağacın başlangıcı olacağız. Tercih bizde. Cüz-i irade bunun için verilmiş.

 

Risale-i Nur'dan Sosyal Projeksiyonlar

e-Posta Yazdır PDF

Risale-i Nur’un yüzyılları saran sosyal projeksiyonlarını kısmen sıralamak istiyorum. Tamamı için daha uzun ve yoğun bir çalışma gereğini anlayışla karşılamanızı diliyorum: Özetle;


1-Risale-i Nur, Kur’an’idir ve hiçbir şahıs ve zümreye tahsis edilemez. Onu okuyanlar, inananlar ve yaşayanlar, derecesine göre dost, kardeş, talebe olarak tanımlanmıştır. Bu yüzyılda Kur’an’ın çağdaş izahını, farklılaşan şartları dikkate alarak analiz etmektedir. Tespitlerden  sonra çözüm öneren bir tefsirdir.


Referans değeri vardır. Dayanakları onu güçlü ve vazgeçilmez kılmıştır. Son 95 yılın en dikkat çekici ve etkisini gittikçe arttıran, her yaş ve seviyeye hitap eden İslami bir ekolün inşasıdır.


2-Sosyal hayata dair günümüzü dikkate alan bir yaklaşımı vardır. Mukteza-yı hale mutabık olma disiplinini verir. Yeni şartları, ortamları, gereklerini duruma ve muhataba göre değişen sonuçları, değişmez bir feraset ve prensiple ortaya koyar.

 
Diğer Makaleler...
Sayfa 1 > 2

Duyurular

2015 Dünya Bediüzzaman Yılı

Sadık Yalsızuçanlar’dan bir Bediüzzaman Romanı : DEM

kitap

Yazarın Ağustos başında Timaş Yayınları’ndan çıkacak olan yeni romanı, Bediüzzaman hazretlerini konu alıyor. Dem adını taşıyan romanda Yalsızuçanlar, çocukluk ve ilkgençlik yıllarını, o dönem Malatya ve Hatay-Dörtyol’unu, Risale-i Nur eserlerini tanıyışını, ilk okumalarında yaşadıklarını, Bediüzzaman hazretlerinin eserlerini, hayatını ve tefekkür-irfan dünyasını çarpıcı bir üslupla yansıtıyor.

Risale-i Nur Projeleri Buluşuyor

Risale-i Nur ile ilgili geleceğe dair fikirlerinizi, düşüncelerinizi, projelerinizi, hayallerinizi ertelemeyin...


Teşrik-i mesai (birlikte çalışmak, işbirliği etmek bir işi beraber yapmak)
ve taksim-i a'mal (iş bölümü, işlerin paylaşılması) ile 3 iğneden 300 iğneye ulaşma sırrı...

Risale-i Nur ile ilgili geleceğe dair fikirlerinizi, düşüncelerinizi, projelerinizi, hayallerinizi ertelemeyin,

işte bu projelerinizi buluşturacak platform:

21 HAZİRAN EN UZUN GÜNDE, EN UZUN BERABERLİK

Risale-i Nur Durum Tespit Projesi

Risale-i Nur'un sistematik bütünlüğü hakkında durum tespiti yapma projesi, Risale-i Nur Durum Tespit Projesi... Detaylar için tıklayın!

Hakkımızda


Kuruluş Amacımız



Risale Akademisi, akademisyenler tarafından Kur’an'ın çağdaş yorumu olan Risale-i Nur’ların, günümüze bakan ve modern bilim tarifleriyle iman ilmini ispatlayan yaklaşımını, ilmi disiplinler bağlamında haritalamak, ortaya koymak ve günümüz insanı için anlaşılmasına yardımcı olmak, böylece yeni çalışmalara referans teşkil etmek amacıyla kurulmuştur.

ANA MENÜ

Çok Okunanlar

Son Eklenenler

Son Yorumlar

  • Kur’an harfleri ve Risale-i Nu...
    Muhterem Dr. Ramazan BALCI'yı isâbetli tesbitleri ve tavsiye ettiği çıkış yolları için tebrik ediyor...
    06.03.10 02:45
    Yazan: Bilâl TUNÇ
  • Teshîrin şükrünü eda etmek
    Allah razı olsun
    04.03.10 12:10
    Yazan: fatma
  • Quantum Fiziği ve Bediüzzaman ...
    Müthiş etkilendim. Fizikle metafizik bir arada! Üstad'ın herhangi bir din alimi olmaktan öte başka a...
    28.02.10 17:44
    Yazan: engin yıldırım
  • İletişim
    siteniz çok güzel olmuş. Teşekkürler.
    23.02.10 11:10
    Yazan: Bayram Düz
  • Nefis Eğitimi
    Nefis terbiyesini uygulayabilmemi z için gösterdiği-yazarın madde madde sıraladığı-reçete için tebri...
    14.02.10 07:31
    Yazan: Murat KURTULMUŞ

free hit counter