Demokratik açılım için söylenen, söylenecek ve söylenemeyecek o kadar çok konu ve yaklaşım var ki, bunları makul bir zeminde değerlendirmek ayrı bir muhakeme ve müzakere ister. Risale ikliminin perspektifinde bakmak ortak akılla ve hissiyattan uzak, hamasetten azade bir idrak ve ihtisasla mümkün.
Öncelikle akıl sağlığı yerinde olup, ruh iklimi uygun olanların çözümü beraberlikte ve farklılığı kabullenmekte arayanların buluşacağı doğru bir zemindeyiz.
Bu zemin; duymak istemediklerimizi duyacağımız bir zaman olarak değerlendirebiliriz. Kendimizi merkeze koyup başkasını “tukaka” ettiğimiz dayatmacı alışkanlıklarımızdan kurtulma zamanı.
İşte tepkilerimiz ve öfkemiz, ezberimizin bozulmasına yönelikse bu hayra alamettir.
Tekli düşüncelerden, imtiyazlı tasarruflardan, başkası adına ve rağmına ferman buyurmaktan kurtarıyorsa bu müzakereler, yine sevindirici bir gelişmedir.
Elbette iki taraf var bu vadide biri merkezci, diğeri yerinde yönetime talip iki bakış ve görüş, biri dediğim dedik, diğeri ise ortak akla ve ahlaka inanan, biri kaynakları elinde tutan ve güç peşinde maddi ve manevi faydaya dönüştüren, diğeri ise amme hakkını tabana, herkese ve katılıma açmak isteyen, biri doğrularında ısrarcı ve çatışmacı, diğeri ihtiyaçları ve temel doğruları beraberce düşünen, biri dünün alışkanlığında kilitlenmiş, diğeri ise yarının ufkuna açılmak isteyen, biri statükocu ve bölünmüşlüğünü başkasının bölmesi olarak gören, diğeri iş bölümünün takım ruhu ile birleştirici cesaretini taşıyan, biri negatif, tepkisel, başkasını kötüleyen, çamurda yürüyen, diğeri batağı kurutmak isteyen, yol döşeyen ve eski köprünün ayaklarını tamir ederken yenileyen, biri “Tenkıs-ı gayr ile faziletini izhar” modunda ve düşman üretiyor, diğeri aksiyon ve ortak aklın üretimi…







