Şu An Buradasınız: Anasayfa Yazarlar Kadir Aytar
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Arama

Risale Akademi

Kadir Aytar

Çanakkale'yi Geçilmez Kılan Ruh

e-Posta Yazdır PDF

Çanakkale Savaşı, aradan 89 yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ tazeliğini korumaktadır. Hemen hemen her evden bir veya birkaç yiğit kaybedilmiştir. Analar evlatsız, kadınlar dul, çocuklar da yetim kalmıştır. Nice sevdalılar da, kavuşmak mahşere kaldı diyerek, sevdalarını yüreklerinin derinliklerine gömmüşlerdir. 250 binden fazla şehit verdiğimiz savaşı, Ankaralı Âşık Ömer’in mısralarından okuyalım:

Çanakkale derler yokken hesapta
Mahşerin dünyada kurulduğu yer,
Çanakkale derler topraktan kapta,
Şehitlik şerbeti verildiği yer.
(Çanakkale Destanı)

 Avrupa’nın doymak bilmez hırsları, dünya harplerinin çıkmasına sebep olmuştur. Dünya harplerinden hem insanlık, hem de Müslümanlık çok zarar görmüştür. İnsanların, özellikle Avrupa’nın mağrur ve cebbar zalimleri, kuvvet ve zenginliklerine dayanarak dehşetli bir azgınlığa girişmişlerdir. Birkaç adamın cânîce yürüttükleri hatalı siyasetin sonucunda milyonlarca çaresiz ve masum insan mahvedilmiştir. Birinci Dünya Harbinin bir parçası olan Çanakkale Savaşında da gözü dönmüş bu cânîler, dünya milletlerinin birçoğunu üzerimize salarak bir kaşık suda boğmak istemişlerdir. Bu durumu Mehmet Akif, Çanakkale Şehitleri şiirinde şöyle ifade eder:

Son Güncelleme ( Çarşamba, 17 Mart 2010 17:11 )
 

Bilim Politikamız Ne Âlemde?

e-Posta Yazdır PDF

20 Şubat 2010 tarihinde Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi (ULAKBİM)’de çok önemli bir çalıştay toplantısı yapılmış. Bu toplantıda Türkiye'nin Bilimsel Yayın politikası konusu masaya yatırılmış.









TÜBİTAK Başkanı Danışmanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Demirel; “Türkiye'nin bilim politikası var mı?” başlıklı bir sunum yaparak dünyada son yıllarda hangi alanlarda daha çok bilimsel araştırma ve yayın yapıldığını karşılaştırmalı olarak sunmuş ve Türkiye'nin dünyadaki yerini ortaya koymuş.

Sonuç hiç de iç açıcı değil. Ülkemiz, dünyada fazla bir ağırlık değeri olmayan yıllık akademik makale üretim potansiyeli ile 19. sırada yer almış. Ayrıca nüfusumuza göre bilim adamı sayısı, bilimsel araştırma kapasitesi, yapılan yayınların atıf alma oranı ise pek de istenilen düzeyde gelememiş.

Son Güncelleme ( Pazartesi, 15 Mart 2010 13:38 )
 

Hutbe ve Siyaset

e-Posta Yazdır PDF

Hutbe, cuma namazlarından evvel, bayram namazlarından sonra hatibin verdiği dînî nasihattir. Ayet-i kerime ve hadis-i şerif okunur. Hutbe, cuma ve bayram namazlarının yerine getirilmesi gereken şartlarından birisidir. "Ey iman edenler, cuma günü namaz için çağırıldığınız zaman hemen Allah'ı zikretmeye koşun ve alış-verişi bırakın." (Cuma, 62/9). Âyetinde sözü edilen zikir, âlimlere göre; hutbe ile birlikte namazdır. Buna göre hutbe de Cuma namazı gibi farzdır. Hutbe okunmayan cuma namazı eda edilmiş sayılmaz. Bayram hutbesi vaciptir, bazı imamlara göre de sünnettir.

Hutbe iki bölümden oluşmaktadır: Birincisinde hatip hafif bir hutbe okur, yani cemaate vaaz ve nasihat eder. İkincisinde ise Müslümanlara dua eder. İki hutbe arasında üç ayet okuyacak kadar oturur. Hatip hutbeleri ayakta ve cemaate yönelerek okur. Her birinde Allah'a hamd ve sena edildikten sonra, Allah'ın birliğine ve Hz. Muhammed'in Peygamberliğine şehadet edilir, Hz. Peygambere salavât getirilir.

Cuma hutbesinin sahih olabilmesi için cuma vaktinde ve namazdan önce okunması, hutbeyi dinleyen belirli bir miktarda cemaatin bulunması, hutbeye niyet edilmesi, hutbenin rükünlerinin Arapça okunması gibi şartlar aranmıştır.

Son Güncelleme ( Cuma, 18 Aralık 2009 11:27 )
 

"Neden Makine-i Ahval Güzelce İşlemiyor?"

e-Posta Yazdır PDF

Giriş

İnsan olarak hayatı deneyerek, birçok kereler yanılarak, canı yanarak, kayıplara uğrayarak öğreniriz. Acı veren şeylerin yanlarına bir daha yaklaşmak istemediğimiz gibi başkalarının da yaklaşmasını istemeyiz. Sütten ağzımız yandığından artık ayranı üfleyerek içmeye başlarız. Bunun aksi olarak da hazır bulduğumuz ve haz duyarak elde ettiğimiz tecrübeler ise her zaman ve mekânda öğünç kaynağımızdır.

Tecrübenin değeri hiç şüphesiz inkâr edilemez. Bir işimiz olduğunda, o işi, en iyi yapabilecek olan tecrübeli kimseleri bulup yaptırmaya çalışır, yaşlı kimselerin hayat tecrübelerini dikkate alır, onları el üstünde tutarız. Sıkıştığımız anda ve çaresiz kaldığımızda, tecrübeli birisinin imdadımıza yetişmesi, üzüntüden kırış kırış olan yüzümüzde güller açtırır, kasılan vücudumuzu gevşetir ve kararan dünyamızı aydınlatır.

Yeni doğan her bir gün, birçok yeniliklere ve değişimlere gebe olarak doğar. Bu yeniliklere ve değişimlere ufku geniş olanlar, tecrübenin değerini iyi bilip yerinde kullananlar daha hazırlıklıdır. Hazırlıksız yakalananlar ise bocalamaya, korku, endişe duymaya başlarlar. Nefis, şeytan ve cehaletin de yardımıyla tecrübeyi otorite, baskı ve özgürlükleri kısıtlayıcı bir araç haline getirirler. Bu da birtakım çatışmaları beraberinde getirecektir. Bu çatışma ortamında çoğu zaman kendimizi, genç neslimizi, maddi-manevi birçok değer ve menfaatlerimizi kaybederiz.

Son Güncelleme ( Perşembe, 12 Kasım 2009 19:30 )
 

Muvazenesiz Sözler

e-Posta Yazdır PDF

Bediüzzaman, Muhakemat’ın Yedinci Mukaddemesi’nde; “gıybeti katle müsavi” veya “ayakta bevletmeyi zina derecesinde” görmeyi veya “bir dirhemi tasadduk etmeyi hacca mukabil” tutmayı “muvazenesiz sözler” olarak nitelendirmektedir. Diğer taraftan da Yirmidördüncü Söz’ün, Üçüncü Dal’ının, Onuncu Asıl’ında bu hadislerin tevillerini yapmaktadır. Bu durumda Muhakemat’ta geçen “muvazenesiz sözler” ifadesini ve bu iki farklı yaklaşımını nasıl anlamak lazımdır?

Bediüzzaman, 1911 yılında kaleme aldığı Muhakemat’ın baş tarafında bu kitaptan beklediği hizmetin;

1-İslamiyette olan doğru yolu göstermek,

2-Aşırı gidenlerle din düşmanlarının şüphelerini red ve yüzlerine vurmak,

3-Doğru yolun öteki tarafını ve ahmak dost ünvanına layık olan aşırı gidenler ve dış görünüşe aldananların evhamlarının asılsızlığını göstermek,

4-İslam âleminin geleceği için tam bir zafer ümidi ile çalışan muhakkik ve akıllı dostlara yardım etmek ve kuvvet vermek
olduğunu açıklamaktadır.

Bediüzzaman; “İslamiyetin özünü terk ederek kabuğuna ve zahirine nazar edip aldandık, anlayışsızlık ve edepsizlikle hak ettiği hürmeti gösteremedik, o da bizden nefret ederek evham ve hayalatın bulutlarıyla sarılıp kapandı. Usulüne uymadık, hikâyeleri akaidine ve mecazları da hakikatlerine karıştırarak kıymetini takdir edemedik, o da ceza olarak bizi dünyada edeplendirmek için zillet ve sefalet içinde bıraktı. Bizi kurtaracak yine onun merhametidir.” demektedir.

Son Güncelleme ( Pazartesi, 12 Ekim 2009 23:07 )
 
Sayfa 1 > 4

Duyurular

2015 Dünya Bediüzzaman Yılı

Sadık Yalsızuçanlar’dan bir Bediüzzaman Romanı : DEM

kitap

Yazarın Ağustos başında Timaş Yayınları’ndan çıkacak olan yeni romanı, Bediüzzaman hazretlerini konu alıyor. Dem adını taşıyan romanda Yalsızuçanlar, çocukluk ve ilkgençlik yıllarını, o dönem Malatya ve Hatay-Dörtyol’unu, Risale-i Nur eserlerini tanıyışını, ilk okumalarında yaşadıklarını, Bediüzzaman hazretlerinin eserlerini, hayatını ve tefekkür-irfan dünyasını çarpıcı bir üslupla yansıtıyor.

Risale-i Nur Projeleri Buluşuyor

Risale-i Nur ile ilgili geleceğe dair fikirlerinizi, düşüncelerinizi, projelerinizi, hayallerinizi ertelemeyin...


Teşrik-i mesai (birlikte çalışmak, işbirliği etmek bir işi beraber yapmak)
ve taksim-i a'mal (iş bölümü, işlerin paylaşılması) ile 3 iğneden 300 iğneye ulaşma sırrı...

Risale-i Nur ile ilgili geleceğe dair fikirlerinizi, düşüncelerinizi, projelerinizi, hayallerinizi ertelemeyin,

işte bu projelerinizi buluşturacak platform:

21 HAZİRAN EN UZUN GÜNDE, EN UZUN BERABERLİK

Risale-i Nur Durum Tespit Projesi

Risale-i Nur'un sistematik bütünlüğü hakkında durum tespiti yapma projesi, Risale-i Nur Durum Tespit Projesi... Detaylar için tıklayın!

Hakkımızda


Kuruluş Amacımız



Risale Akademisi, akademisyenler tarafından Kur’an'ın çağdaş yorumu olan Risale-i Nur’ların, günümüze bakan ve modern bilim tarifleriyle iman ilmini ispatlayan yaklaşımını, ilmi disiplinler bağlamında haritalamak, ortaya koymak ve günümüz insanı için anlaşılmasına yardımcı olmak, böylece yeni çalışmalara referans teşkil etmek amacıyla kurulmuştur.

ANA MENÜ

Çok Okunanlar

Son Eklenenler

Son Yorumlar


free hit counter