Bu hafta Çanakkale haftası. İki-üç ayrı yerde bu konuyu anlatma görevim olduğu için Çanakkale’ye bir parça duygusal bir temastan sonra Üstad’ın tarihçelerinde görülen kahramanlık öyküleri ile ilgili olarak kısa bir değerlendirme yapmak istiyorum ALYAZMANI GÖNDER GÜLÜM KEFENİM OLSUN
Bundan 30 yıl önce Çanakkale’ye gitmiştim. Şehir turu esnasında “aynalı çarşı” isimli bir levha görünce birden heyecanlandım. Aman Allah’ım bu benim çocukluğumun en güzel türküsünde anlatılan çarşı mıydı? Heyecanla ilerledim bir de ne göreyim! Eski bir kapı kemerinin iki duvarında birbirine bakan iki paslı ayna hepsi bu! Ve kemerin arkasında iki sıra dizilmiş on kadar teneke saçaklı baraka!
Şaşkınlığım hayal kırıklığına dönüyor sokağı yürümeye devam ediyorum!
Etrafıma bakınıp beni çocukluğuma götürecek bir ses duymak istiyorum!
‘Çanakkale içinde aynalı çarşı
Anne ben gidiyorum düşmana karşı’
Ama yok! Anlaşılan çoktan unutulmuş o günler!
Ama niye!
Ben bu çarşıyı görmeden de bu türküyü biliyordum!
1315 doğumlu bütün delikanlılar da biliyorlardı. Ellerinin al kınalarını duvaklarına oya edinen güldalı parmaklar da biliyorlardı.
Onlar da aynalı çarşıyı görmemişti elbette. İşin sırrı tarihi kemerin duvarlarında asılı duran iki paslı aynadaydı. Henüz on beşini yeni doldurmuş, yağız delikanlılar, o eski aynalarda imparatorluğun batan güneşini seyretmişlerdi.









Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, Ankara Hükûmetinin ısrarlı davetleri üzerine 1922 yılı sonlarında Ankara’ya gelir ve Mecliste milletvekillerine hitaben bir beyanname...
11 Eylül 2009 Cuma 06:32
Allah katında Risâlet, esâs i'tibâriyle birdir. Cenâb-ı Hak, bir olduğu için her şeyde bir nev'i birliği irâde etmiştir. Bu tevhid sırrına binâen Cenâb-ı Hak, Nebîyy-i Ekrem (asm)’ı bütün kâinâtın umûmî vekili ve her husûsta has muhâtabı olacak bir kàbiliyette halkederek kendisine rasûl ve nebî seçmiştir. Bu Risâlet makàmını Resûl-i Ekrem (asm)’a asâleten vermiştir. Diğer peygamberler ise, bu peygamberlik vazîfesine ma’nen vekâlet etmişler ve Zât-ı Risâletin asıl vazîfesine avene ve yardımcı olmuşlardır. 






